Thesauros Mythology Kretheus

Kretheus

Kretheus

Aiolos’un oğlu, İolkos kentinin kurucusu. Tyro ile evlendi, eşinin Poseidon’dan olan oğullarını evlat edindi ve Aison’un babası olarak yaşadı.

Aiolos ve Enarete’nin soyundan gelen Kretheus, kurduğu İolkos şehrinin sınırlarını çizerken aslında kendi iktidarının mekansal tahkimatını inşa ediyordu. Tyro ile birleştiğinde ortaya çıkan Aison, hanedan sürekliliğinin biyolojik teminatı haline getirildi; ancak asıl incelik, Poseidon’dan gelen Neleus ve Pelias’ın evlat edinilmesinde gizliydi. Bu hamleyle Kretheus, rakip bir otoritenin doğal mirasçılarını kendi mülkiyet alanına alarak olası bir isyanın önünü kesti, onları kendi yasasının ve hiyerarşisinin bir parçası kılarak etkisizleştirdi. İolkos, kurucusunun gölgesinde şekillenirken, yöneten ile yönetilen arasındaki o ince tahakküm bağı, ailenin meşruiyet zırhı ardına ustalıkla saklandı.
Silenos
Şöyle yanaşın bakalım, ateşin çıtırtısı size de huzur veriyor mu? Gözlerinizdeki o merak pırıltısı, eski zamanların tozlu raflarından fırlamış bir hikayeyi hak ediyor. Bugün size, pek çok kişinin unuttuğu ama aslında krallıkların harcını karan birinden, Kretheus’tan bahsedeceğim.

Eskiler anlatır; rüzgarların efendisi Aiolos ile güzel Enarete’nin hanesine bir gün Kretheus doğar. Bu çocuk, daha o zamanlardan bile ne yapacağını, nereye gideceğini bilen biridir. Sonra gün gelir, kalbi Tyro’nun güzelliğiyle çalkanır. Tyro öyle bir kadındır ki, gökyüzü sakinleri bile onun zarafeti karşısında duraksamıştır. Kretheus, Tyro ile bir yuva kurar ve Aison adında bir oğulları dünyaya gelir. Aison ismi size tanıdık geldi mi? Hani şu meşhur İason’un babası olan Aison.

Fakat işler burada biraz karışır, çünkü hayatın dokusu hep karmaşıktır. Tyro’nun daha önce, denizlerin huysuz ama kudretli efendisi Poseidon’dan olan iki oğlu vardır: Neleus ve Pelias. Şimdi düşünün; bu küçük çocukları öylece ortada bırakmak olur mu? Kretheus, koca yürekli adam, hiç düşünmeden bu iki çocuğu kendi evladı gibi bağrına basar. Bir babanın sadece kan bağıyla değil, sevgiyle de evlat sahibi olabileceğinin en eski kanıtıdır bu.

Derler ki, bugün İolkos dediğimiz o görkemli şehri, surları ve hikayeleriyle ilk yükselten kişi de bizzat bu Kretheus’tur. Taşları üst üste koyarken sadece bir şehir kurmuyordu, aslında gelecekteki kahramanlık destanlarının, o meşhur Argonotların serüvenlerinin başlangıç çizgisini çekiyordu.

İşte böyle küçük dostlarım. Kretheus, hem bir şehrin temellerini attı hem de üzerine düşen sorumluluklardan kaçmadı. Kadehimdeki şu tortulu üzüm suyunun son damlası gibi; biraz buruk, biraz da derin. Hayat da böyledir işte; kimin evladını kimin büyüteceği, hangi şehrin kimin ellerinde yükseleceği belli olmaz. Şimdi, daha fazla meraklanmayın da gidip o koca surların ardında bugün neler olduğuna bir bakın. Ben buradayım, yine gelirseniz yine anlatırım.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme