Thesauros Mythology Korinnos

Korinnos

Korinnos

Troya’nın yerlisi ozan Korinnos, Palamedes’ten öğrendiği yazıyla Homeros’tan önce İlyada’yı kaleme almış, büyük destanlara ilham kaynağı olmuştur.

Troya’nın yerel bir sesi olan Korinnos, henüz Homeros’un mısraları tarihe kazınmadan, savaşın yıkıcı uğultusu içinde İlyada’yı kaleme alan ilk ozandı. Harfleri Palamedes’in elinden, belki de muktedirlerin dili tahakküm altına alma arzusuna bir direniş mirası olarak devralmıştı. Homeros’un görkemli destanı, aslında Korinnos’un sayfalarında saklı olan o kadim tanıklığın üzerinde yükseldi; zira otoriteler, kendi anlatılarını meşrulaştırmak için her zaman kendilerinden önceki sesi sessizce sindiren bir temele ihtiyaç duydular.
Silenos
Gel bakalım evlat, şöyle ateşin kenarına iyice yerleş. Üstünü başını düzelt, gözlerini de bana çevir. Sana, tozlu parşömenlerde gizli kalmış, unutulmuş bir ozanın, Korinnos’un hikayesini anlatayım.

Hani şu meşhur İlyada’yı bilirsin, hani Akhilleus’un öfkesini, Hektor’un yiğitliğini anlatan o devasa destan... Çoğu kişi onun sadece Homeros’a ait olduğunu sanır. Ama yanılırlar! Homeros’un o şahane dizelerini dokumadan çok önce, Troya’nın surları henüz duman altındayken, elinde kalemiyle bir ozan gezinirdi: Korinnos.

Bu Korinnos, öyle bildiğin ozanlara benzemezdi. O zamanlar harf dediğin, yazı dediğin şey öyle herkesin harcı değildi. Palamedes adında, zekası keskin bir adam vardı hani, işte o öğretmişti Korinnos’a yazı yazmayı. Düşünsene, kılıçların şakırtısı arasında, savaşın en hararetli günlerinde, Korinnos bir köşeye çekilir, Palamedes’ten öğrendiği o ilahi işaretleri kağıda dökerdi.

Savaşın tozunu, hüznünü ve gökyüzü sakinlerinin insanların kaderiyle oynamasını ilk o kaydetti. Hani derler ya; "Büyük ağaçlar, kendisinden önce büyüyen fidanların gölgesinde serpilmiş toprağa kök salar." İşte Homeros da o vakitler, Korinnos’un yazdığı eski rulo rulolara göz attı, onun ilhamıyla kendi destanını nakış gibi işledi. Eğer Korinnos o mektupları, o dize dize öyküleri yazmasaydı, belki de bugün Hekabe’nin acısını veya İlyon’un düşüşünü bu kadar derinden hissedemeyecektik.

İşte böyle küçük dostum. Bazen en büyük kahramanlar, kılıç sallayanlar değil, o kılıçların hikayesini sessizce not düşenlerdir. Şimdi sen de anladın mı? Kadehimdeki şu güzel üzüm suyu gibi, hikayeler de yıllandıkça değerlenir, tatlanır.

Hadi, gözlerin kapandı kapanacak. Yarın başka bir eski dostun hikayesinde görüşürüz.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme