Thesauros Mythology Kharites (Kharit'ler)

Kharites (Kharit'ler)

Kharites (Kharit'ler)

Kharit’ler; parlaklık, neşe ve güzelliğin temsilcisi olan üç kız kardeştir. Sanatı, zarafeti ve estetiği kutsayarak tanrılara ve insanlara ilham verirler.

Kharit’ler, varlıklarını parlaklık ve ışıltı olarak tercüme edilen "kharis" kökünden alan, göze estetik gelenin mutlak temsilcileridir. Hesiodos’un Theogonia’sına göre bu üçlü, Zeus ile Okeanos kızı Eurynome’nin birleşmesinden doğmuştur; Aglaie, Euphrosyne ve sevimli Thalia, uyumun yeryüzü ve gökyüzündeki simgeleridir. Ancak bu uyum, sadece bir estetik anlayışı değil, Olympos’un hiyerarşik düzeninin onaylandığı bir estetik konsensüstür.

Bu tanrıçalar, insanların ve tanrıların yüreklerine neşe serperek onları Olympos’un kurulu dengesine bağlarlar. Musa’larla birlikte Apollon’un çevresinde saf tutar, iktidarın estetik meşruiyetini sanat ve yaratıcılık üzerinden pekiştirirler. Harmonia’nın dokuduğu nakışlarda, Athena’nın aklında, Aphrodite ve Dionysos’un alaylarında daima oradadırlar; zira düzene tabi kılınmış bir güzellik, iktidarın varlığını her daim çekici ve sorgulanamaz kılar.

Aphrodite denizin köpüklerinden doğduğunda, onu yıkayıp süsleyen ve arzuyu bir kalıba dökerek sunanlar da onlardır; böylece biyolojik olan, ölümsüzlerin uygun gördüğü formlarla terbiye edilir. Benzer bir şekilde, Thetis oğlu Akhilleus için Hephaistos’un demirhanesine gittiğinde, karşısına çıkan Kharis, tanrısal üretimin estetik bir denetleyicisi gibidir. Hera, Zeus’un iradesine hükmetmek için Uyku tanrıyı ikna ederken, ona bir vaat olarak sunduğu Pasithea adlı Kharit ise, güzelliğin çoğu kez politik hedeflere ulaşmak için kullanılan bir enstrümana dönüştürüldüğünün kanıtıdır. Kharit’ler, estetik birer hediye olarak dağıtılırken, kendileri de aslında bu mitolojik düzenin görünmez bağlarını örmektedirler.
Silenos
Şöyle gelin bakalım, ateşin etrafına, biraz daha yakına... Gözlerinizdeki o pırıltı ne güzel! Bugün size, dünyayı daha katlanılır, hatta şahane kılan üç kız kardeşten, Kharit’lerden bahsedeceğim. İsimleri bile başlı başına bir ziyafet: "Kharis" yani ışıltı, parlaklık, zarafet demek. Onlar bir odaya girdiğinde, gölgeler bile utancından köşelere siner, her yer ışıl ışıl olur.

Eski şairimiz Hesiodos anlatır; ulu Zeus, okyanus kızı Eurynome ile birleşince bu üç güzel dünya sahnesine çıkmış. İsimlerini ezberleyin, çünkü insanın içine neşe serpen her şeyin ardında onların parmak izi vardır: Aglaie, Euphrosyne ve o pek sevimli, pek cıvıl cıvıl Thalia.

Onlar öyle sadece oturup süslenen tanrıçalar sanmayın sakın. Musa’lar ezgilerini döktürürken, Kharit’ler hemen Apollon’un alayına karışır, hora teperler. Bir sanat eseri görseniz, o nakışlardaki incelik, heykeldeki o "canlı" bakış... Hepsi bu kızların fısıltısıyla olur. Bir ressamın fırçasına ilhamı, bir ozanın dilindeki o tatlı vurguyu onlar verir. Harmonia’nın o dillere destan elbisesindeki nakışların, onların hünerli ellerinden çıktığını söylesem şaşırır mısınız?

Gökyüzü sakinlerinin en şatafatlı sofralarında, en nazik işlerinde hep onlar vardır. Aphrodite o güzelim köpüklerin arasından denizden ilk çıktığında, Himeros’la birlikte hemen yanına koşanlar kimdi dersiniz? Yine onlar! Paphos’taki o kutsal koruda, Aphrodite’i kokulu yağlarla ovup, üzerine gözlere şenlik rubalar giydirirken, aslında dünyaya "güzellik" kavramını öğretiyorlardı.

Hephaistos’u hani o meşhur demirci tanrıyı bilirsiniz; hani şu topal ama zanaatı dünyalara bedel olan? İşte onun eşinin adı da Kharis’tir. Thetis, oğlu Akhilleus için silah istemeye o karanlık ve dumanlı işliğe gittiğinde, onu karşılayan nezaket yine bu soydan gelir. Bir de Hera’nın o meşhur planı vardır; Zeus’u uyutmak istediği vakit, Uyku tanrısı Hypnos’a rüşvet olarak ne vaat etmişti biliyor musunuz? Bir Kharit olan Pasithea’yı! Bir tanrının, bir başka tanrıyı kandırmak için verebileceği en kıymetli hediye bir Kharit ise, onların değerini siz düşünün artık.

Şimdi söyleyin bakalım küçükler; bugün etrafınızda hiç ışıltı gördünüz mü? Bir çiçeğin yaprağındaki o uyumda, bir arkadaşınızın gülüşündeki o tatlılıkta... İşte onlar, Kharit’ler oradan geçmiştir. Hayat, bazen bir kadeh üzüm suyu kadar acımasız olabilir, ama bu kızlar her zaman o acının yanına bir tutam neşe koymayı bilirler. Unutmayın, neşeyi aramayan, onu asla bulamaz!

Hadi şimdi dağılın da biraz oyun oynayın; belki aranızdan birine, kıkırdayan bir Kharit takılmıştır da haberiniz yoktur.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme