Thesauros Mythology Kader

Kader

Kader

İnsan ve tanrı fark etmeksizin herkesin payına düşen, bükülemez yaşam ipliğini ören ve dokuyan kadim kaçınılmazlık, yani hayatın değişmez yazgısı.

Moira, varoluşun iplerini elinde tutan o mutlak dokumacıdır; Akhilleus’un savaş meydanındaki kaçınılmaz sonunu, Hekabe’nin yıkılan krallığının yasını ve Kirke’nin adasındaki kadim yalnızlığı belirleyen görünmez otoritedir. İnsan iradesinin sınırlarını çizen bu merkezi buyruk, her bireyin yaşam çizgisine önceden müdahale ederek özgürlüğü bir illüzyona, düzeni ise mutlak bir itaate dönüştürür. Hiçbir fani, bu hiyerarşik yazgının dışına çıkma cüretini gösteremez; zira dokunan her desen, aslında tahakkümün meşruiyetini onaylayan ve kaçınılmazlığın ağırlığıyla bireyi sisteme boyun eğmeye zorlayan bir yasadır.
Silenos
Gel bakalım evlat, otur şöyle şu zeytin ağacının gölgesine. Bak, ayaklarını uzat, yorma o taze kemiklerini. Bana öyle bakma, ben sadece yaşlı ve biraz da neşeli biriyim, hepsi bu. Madem o sorduğun, o hiç bitmeyen meraklı sorularından birini daha getirdin, sana "Kader" denen o büyük gizemden bahsedeyim.

İnsanlar ona Moira derler, ama sen onu bir iplik yumağı gibi düşün. Gökyüzü sakinlerinin bile bazen uzaktan izlemeye çekindiği, devasa bir dokuma tezgahı vardır hani. İşte Kader, o tezgahın başındaki üç kız kardeştir. Biri ipliği büker, biri ölçer, biri de gün gelir makasıyla o ipliği "çıt" diye kesiverir.

Şimdi düşün; Akhilleus'un o efsanevi topuğunu, Hekabe'nin saraylardan sürülen hayatını ya da Kirke'nin adasında geçen o bitmek bilmeyen günleri... Hepsi birer ilmek aslında. İnsanlar bazen, "Neden başıma bu geldi?" diye gökyüzüne bağırıp çağırırlar. Oysa Kader, ne iyidir ne de kötü. O sadece kuraldır. O, denizin kıyıya vurması gibi, güneşin her akşam batıp sabah yeniden doğması gibi kaçınılmaz olandır.

Bazıları "Kaderimi değiştirebilir miyim?" diye sorar bana. Eh, şarabın tortusu bardağın dibine çöktüğünde onu oradan silemezsin, değil mi? Ama o bardağı nasıl tutacağın, içindeki yudumun tadını nasıl çıkaracağın senin elindedir. Kader senin yürüyeceğin yolu çizer, evet; taşları o dizer, virajları o koyar. Ama o virajı nasıl döneceğin, o yolda nasıl şarkı söyleyeceğin senin marifetindir.

Yani küçük dostum, yaşlandıkça şunu öğrendim: Hayat, ipliklerin birbirine dolandığı kocaman bir düğüm. Tanrıların bile üzerine yazı yazamadığı tek şey, insanın kendi seçimleriyle boyadığı o renkli desenler. Bazen iplik biraz gerilir, bazen kopacak gibi olur ama dokuma devam eder.

Hadi bakalım, şimdi gözlerini kapat ve şu rüzgarın sesini dinle. Kaderin fısıltısı bazen bir yaprağın hışırtısında, bazen de hiç beklemediğin bir dostun kahkahasında gizlidir. Çok kurcalama o düğümleri, bırak dokunsunlar. Zamanı gelince hepsinin bir anlamı olduğunu göreceksin, tıpkı üzüm salkımının ağırlaşıp dalını bükmesi gibi... Her şey vaktinde güzel.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme