Thesauros Mythology K

K

K

Kabesos, Çanakkale Boğazı sularında Othryoneus’un adıyla yankılanan bir yerleşim olarak İlyada’nın hafızasında direnirken, Kadıköy, Khalkedon’un tarihsel katmanlarında saklı kalır. Kafkasya’nın geçit vermez dağları, Aietes’in hükümranlığından Amazonların özgür döngüsüne, Argonaut’ların seferinden Hephaistos’un örsüne dek otorite ve direnişin sınırlarını çizer. Kaikos, Teuthras’ın ve Myrina’nın topraklarını sularken; Kalydon, Althaia’dan Meleagros’a uzanan trajediyle iktidar hırslarının merkezinde konumlanır. Rodos’un Kamiros’u, Heliosoğulları’nın mirasına ev sahipliği yapar; Kapıdağ ise Dindymos’un kadim yükseltisi ve Argonaut’ların geçiş izi olarak hatırlanır.

Pontos Eukseinos’un suları, Aietes ve Amazonların egemenlik kavgasına tanıklık ederken; Karia, Byblis’ten Theonoe’ye uzanan geniş bir coğrafyada merkezi hiyerarşinin uzağında özerk tınılar taşır. Datça’nın Karia Khersonnesos’u Podaleiros ile, Kartaca ise Dido’nun devlet kurma inadıyla tarihe kazınır. Kaş’ın (Antiphellos) Apollon’a adanmış taşları, Kaunos’un Byblis ve Helebte ile örülü hikayesi, Kaystros’un Artemis’e uzanan akışı ve İda’nın (Kazdağ) sarsılmaz duruşu, mitin yerle ve güçle olan bağını pekiştirir. Keltler, Kimmer’lerin göçebe ruhuyla merkezkaç bir varlık sergilerken; Kekova (Aperlae), Kemer (Komana, Kybele) ve Kenkreios (Artemis’in sessiz izi), otoritenin tapınaklarla örülen sınırlarını işaretler.

Keos, Kerameikos ve Keramos’un mimarisi insan elinin kurduğu düzeni anlatır. Khalkedon’da Amykos’un kaba kuvveti Argonaut’larla çatışırken; Khryse, Krysesis ve Smintheus ekseninde Apollon’un kutsal egemenliğine bürünür. Kıbrıs, Adonis’ten Aphrodite’ye uzanan arzunun ve güzelliğin merkezi olarak devletleşen bir tutkuya dönüşür. Şirince’nin (Kırkınca) Artemis ile olan kadim bağı, Kızılırmak’ın (Halys) sınır belirleyiciliği ve Kızkulesi’ndeki Hero ile Leandros’un yasak aşkı, iktidarın bedenler üzerindeki sınır koyma çabasını ele verir. Kikonlar, Odysseia’nın zorlu yollarında otoriteye karşı birer direnç noktasıdır. Klikya, Bellerophontes ve Ekhidna’nın yabancılaşan doğasıyla; Killa, Apollon’un mülkiyetiyle; Kimmerler ise Kybele’nin gölgesinde varlığını sürdürür.

Kithairon’un yamaçlarında Herakles ve Oidipus’un trajik kaderi, Klaros’un kehanet merkezli iktidarı, Knidos’un denizle kurduğu stratejik bağ, Kolkhis’in Medea’nın intikamıyla sarsılan düzeni, Kolonos’un sürgün edilmiş kralı, Kolophon’un Arakne ile dokuduğu başkaldırı, Komana’nın Kybele’ye adanmış sığınağı, Kommagene’nin tanrısal krallığı, Korfu’nun Alkinoos ile korunan huzuru, Korinthos’un Sisyphos ile simgeleşen bitmek bilmez çabası, Korsika’nın sürgün rotası, Korykos’un Sibylla’sı ve Kos’un Asklepios’a açılan şifa kapısı; hepsinde yöneten ve yönetilen, bastıran ve kaçan arasındaki o ince hat mevcuttur. Kranae, Kryassos, Ksanthis (Kınık/Kocaçay/Skamandros), Kuretes’in savaşçı boyları ve Küçük Menderes; hepsi birer mülkiyetin, birer tarihsel dayatmanın özneleridir. Kyklad adaları, Kyllene, Kyme, Kynthos, Kyrene’nin uzak coğrafyadaki sömürgesi, Kythera’nın Aphrodite’si ve son olarak Kyzikos; coğrafyanın kader, iktidarın ise her daim bir mühür olduğu bu geniş harita, insanın tahakkümle kurduğu tarihsel bağın en saf dökümüdür.
Silenos
Gelin bakalım çocuklar, şöyle çember olun etrafıma. Sırtınızı şu zeytin ağacına yaslayın, yaşlı bir keçinin sakallarını çekmek yerine biraz beni dinleyin. Dünya dediğiniz yer, sadece ayak bastığınız topraktan ibaret değil; burası tanrıların oyun oynadığı, kahramanların iz bıraktığı koca bir masal haritası.

Öyle bir yer düşünün ki, her tepenin, her derenin bir hatırası var. Mesela, şu meşhur **İda**, yani bizim Kazdağı... Orada gökyüzü sakinlerinin dedikoduları bitmez. **Apollon** nereye elini atsa, orası bir efsaneye dönüşür. **Khryse** şehrinde veya **Killa**'da dolaşırken, aslında Apollon’un o hüzünlü ve parlak izlerini takip ediyorsunuz demektir.

Denizlere açılalım mı? Ah, **Argonaut’lar**! O deli cesurlar... **Karadeniz**’in hırçın sularında, **Kolkhis** kıyılarına doğru kürek çekerken neler görmediler ki? **Aietes**’in sarayından tutun da, korkusuz **Amazonların** at koşturduğu o uzak dağlara, yani **Kafkas** eteklerine kadar... Bir yanda **Kyzikos**’un kahramanlıkları, bir yanda **Khalkedon**’da, yani bugünkü Kadıköy’ün kıyılarında yankılanan sesler...

Yolunuz **Karia** taraflarına düşerse, taşların bile dile geldiğini sanırsınız. **Kaunos**’ta o hüzünlü kardeşlerin gözyaşları hala dalyanlarda akar sanki, **Byblis**’in yankısı duyulur. **Knidos**’tan **Datça Yarımadası**’na uzanırken, **Podaleiros** gibi şifacıların nefesini hissedersiniz. **Klaros**’ta **Sibylla**’nın bilmecelerini çözmeye çalışmak, bir çocuğun bilmece çözmesinden daha zordur, inan bana!

Dağların tepesinde **Kyllene**’de **Hermes**’in yaramazlıklarını, **Kithairon**’da **Herakles**’in gücünü, **Kynthos**’ta ise **Artemis** ile **Apollon**’un çocukluk neşesini hayal edin. **Kybele** anamızın bereketiyle **Komana** topraklarında nasıl başakların boy verdiğini kim unutabilir?

Ve o meşhur adalar... **Kıbrıs**, yani **Kypros**... **Aphrodite**’nin ayak bastığı o köpüklerden doğan güzellik, hala orada bir yerlerde saklıdır. **Keos**’tan **Kythira**’ya, **Delos**’un etrafındaki o inci tanesi gibi **Kyklad** adalarına kadar her yer, bir gökyüzü sakininin ya da **Odysseus** gibi yorulmak bilmez bir yolcunun hatırasıyla parlar.

İster **Kızkulesi**’nde **Hero** ile **Leandros**’un birbirine kavuşma hayali olsun, ister **Kartaca**’da **Dido**’nun bekleyişi... Dünya dediğin, biz yaşlıların anlatıp sizin gibi gençlerin heyecanla dinlediği bir hikayeler yumağıdır.

Şimdi söyleyin bakalım, bu haritadan hangi yola sapmak istersiniz? Hangi kahramanın peşine takılıp, hangi tanrının şaşkınlık dolu oyununa ortak olacaksınız? Ama unutmayın, yollar bazen şarap kokulu bir **Karia** akşamına, bazen de **Kimmerlerin** karanlık diyarlarına çıkar. Yolunuz açık, zihniniz uyanık olsun!

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme