Thesauros Mythology İuturna

İuturna

İuturna

İupiter’in arzuladığı, bin biçime giren şifalı su nympha’sı İuturna; Turnus’un kardeşi ve Roma pınarlarının ölümsüz koruyucusudur.

Eski ismi Diuturna ile "sürekli ve ölümsüz" olanın zamansal tahakkümüne işaret eden İuturna, özünde bir su nympha’sıdır. Latium’dan taşınarak Roma’nın merkezine, yani Forum’un tam kalbine hapsedilen pınarı, kentin kamusal otoritesine bağlanmış; böylece yerel bir özgürlük, devletin şifalı bir aracı haline getirilerek ehlileştirilmiştir. Mars Meydanı’ndaki tapınağı ise, Augustus’un doğayı disipline edip kurutma hamleleriyle birlikte, iktidarın toprağa ve suya hükmetme arzusunun bir kurbanı olarak tarihten silinmiştir.

İmparatorluk şairlerinin kaleminde Turnus’un kardeşi olarak konumlandırılan bu figür, savaşın karmaşasına sürüklenmiş bir figüran gibi betimlenir. İupiter’in ona bahşettiği "lütuflar" ölümsüzlük ve suların kontrolü aslında tanrısal hiyerarşinin ona çizdiği sınırları pekiştirir. Ovidius’un satırlarında, İupiter’in bitmek bilmeyen arzusundan kaçmak için bin bir biçime giren İuturna, iktidarın nüfuz etmeye çalıştığı her noktada dirençle şekil değiştiren bir özgürlüğün gölgesidir. Bir diğer rivayete göre İanus’un eşi ve Fontus’un annesi olarak ailevi bir statüyle sınırlandırılması, nympha’nın akışkan doğasının, ataerkil bir mülkiyet düzeni içine hapsedilme çabasıdır.
Silenos
Şimdi şöyle bir yaslanın bakalım ufaklıklar; gözlerinizi kapatın ve buz gibi, billur bir suyun şırıltısını duymaya çalışın. Bugün size, Latium’un gölgeli pınarlarında saklanan o ele avuca sığmaz güzeli, İuturna’yı anlatacağım.

Bakın, onun adı aslında eski dillerde "sonsuza dek süren" demek. Bir su nympha’sıydı o; yani bir nehir kıyısında ağaçların fısıltısını dinleyen, suyun soğukluğuyla dans eden gökyüzü sakinlerinden biri. Öyle bir pınarı vardı ki, içenin hem bedeni hem ruhu ferahlar, dertleri bir anda uçup gidermiş. Romalılar, o pınarı öyle çok sevmişler ki, şehrin tam kalbine, o koca Forum meydanına onun adına bir havuz yapmışlar. Sanırdınız ki su, yerin altından değil, İuturna’nın neşeli kahkahalarından süzülüyor.

Peki ya gökyüzünün kralı, kudretli İupiter? O da boş durur mu sanıyorsunuz? İupiter, bu çevik ve utangaç su perisine öyle bir tutulmuş ki, anlatamam! İuturna ise, hani o kaçıp kovalamaca oynayan çocuklar gibi, İupiter’in elinden kurtulmak için binbir şekle girermiş. Bir bakmışsınız bir söğüt dalı olmuş, bir bakmışsınız gümüş bir balık gibi suya dalmış. Ama ne yapsa nafile; İupiter sonunda gönlünü almış, ona ölümsüzlüğü bağışlamış ve tüm Latium’un sularını onun korumasına vermiş.

Bazı anlatılarda, İuturna’nın kardeşi Turnus ile o meşhur savaşa katıldığını duyarız. Hani şu meşhur Akhilleus’un hikayelerine taş çıkartan, kılıçların havada uçuştuğu o toz dumanlı savaşlar... Kardeşi için savaş alanlarında rüzgar olup esmiş, su olup engelleri aşmış. Bazı bilge kitaplar ise onun, başlangıçların ve kapıların tanrısı İanus ile evli olduğunu ve pınarların küçük efendisi Fontus’un annesi olduğunu fısıldar. Yani anlayacağınız, hem evin şefkatli anası olmuş hem de savaş meydanlarında koruyucu bir gölge.

Augustus zamanında, şehrin o bataklık bölgeleri kurutulup üzerine kocaman mermer tapınaklar dikilince, İuturna’nın ev sahibi olduğu o güzelim tapınağı da tarihin tozlu raflarına kaldırmışlar. Ama siz sakın unutmayın; bir pınar başında durup suyun o hışırtısını dinlediğinizde, belki de İuturna, o eski kadim gülümsemesiyle size el sallıyordur.

Dünya koca bir oyun bahçesi, çocuklar; bazen bir nympha bazen bir şair olur insan. İuturna, hayatın hiç kurumayan pınarıdır; hem iyileştirir hem de hatırlatır. Hadi bakalım, şimdi rüyanızda o serin suların sesini dinleyin, belki bir gün rüyanızda bir balık görürsünüz, kim bilir?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme