Thesauros Mythology İsmene

İsmene

İsmene

Oidipus’un çekingen kızı; Antigone’nin aksine haddini bilen, otoriteye boyun eğen ve trajik kaderin ağırlığı altında ezilmeyi seçen temkinli bir ruhtur.

Oidipus ile İokaste’nin evliliğinden doğan, Antigone, Eteokles ve Polyneikes ile aynı kanı taşıyan İsmene, kardeşinin aksine, kurulu düzenin sınırlarını içselleştirmiş, çekingen ve temkinli bir çizgide durur. Sophokles’in tragedyasında, iktidarın çizdiği çerçevenin dışına çıkmanın yaratacağı yıkımı gören İsmene’nin bakış açısı, boyun eğmenin hayatta kalmak için tek meşru yol olduğu inancıyla şekillenmiştir.

"Düşün kardeşim, babamızın kendi elleriyle karanlığa gömüldüğü o zilleti, annemizin utancını ve kardeşlerimizin birbirini yok ettiği o acı sonu; geriye biz kaldık. Şimdi, hükümdarın kudretini hiçe sayıp onun yasalarına başkaldırmak, kendi ölüm fermanımızı imzalamaktan başka ne anlama gelir? Kadın olarak bize biçilen roller, bu otoritenin çarkları arasında ezilmeye mahkum olduğumuzu fısıldıyor; çünkü bizden beklenen, yönetilen olmanın getirdiği ağırlığı sorgusuzca taşımaktır. Başımızdakilerin, yani o mutlak erkin karşısında dik durmak bir yana, onlara boyun eğmek bile bir zorunlulukken, bu baskı düzenine karşı gelmek akıl dışı bir maceradır. Devletin o dokunulmaz gücü karşısında aciz olduğumuzu kabul ederek, zorunlu olana teslim oluyorum; çünkü muktedirin sınırlarını aşmak, insanın kendi gücünü aşan boş bir çabadır."
Silenos
Şöyle bir yaklaş hele, dizlerimin dibine otur. Bugün size, o meşhur Oidipus’un kızlarından, Antigone’nin gölgesinde kalmış ama aslında en az onun kadar derin yaralar taşıyan birinden, İsmene’den bahsedeceğim.

Oidipus’un o karmaşık, o düğüm üstüne düğüm atılmış hayatını duymuşsunuzdur. İsmene, işte o fırtınanın tam ortasında, sessizce durmaya çalışan ince bir dal gibidir. Kız kardeşi Antigone, kılıç çekmiş bir savaşçı gibi dik ve asiydi; İsmene ise o kılıcın keskinliğini değil, geride bıraktığı boşluğun soğuğunu hissedenlerdendi.

Bir zamanlar, Thebai topraklarında bu iki kız kardeşin arasında geçen o meşhur konuşmayı hatırlıyorum. Antigone, kralın yasaklarını çiğneyip kardeşini gömmeye yemin ettiğinde, İsmene’nin yüzündeki o solgun ifadeyi görmeliydiniz. İsmene, gökyüzü sakinlerinin insanların kaderiyle nasıl oynadığını erkenden anlamış, bilgece ama bir o kadar da ürkek bir genç kızdı.

Bana dönüp, "Silenos," dediğini duyar gibi oluyorum, "Bak kardeşim, babamızın başına gelenleri görmüyor musun? O adam ki kendi gözlerini karanlığa gömdü, o kadın ki hem annemiz hem de... neyse, hatırasını kirletmeyelim. Şimdi de kardeşlerimiz, aynı toprakta aynı kılıçla birbirlerinin ruhunu tükettiler. Bizden başka kim kaldı ki?"

İsmene, kurallara uymayı, başını öne eğip fırtınanın geçmesini beklemeyi bir zayıflık değil, bir hayatta kalma sanatı sanıyordu. "Kadınlar," derdi, "erkeklerin çizdiği bu sert, kanlı sınırlar içinde kavgaya tutuşmak için yaratılmadı. Güçlülerin hükmü gökyüzünden inen bir yıldırım gibidir, ona karşı durulmaz."

Belki bazılarınız ona korkak diyecektir, hatta belki "Neden o da ablasıyla birlikte dik durmadı?" diye düşüneceksiniz. Ama dostlarım, bazen en büyük kahramanlık, hiç kimsenin göremediği o büyük acıyı sırtında taşırken, sırf hayatta kalabilmek için kralın önünde boyun eğmektir. İsmene, altından kalkamayacağı yüklerin altına girmemeyi seçen, aklıyla kalbi arasında sıkışıp kalmış bir genç kızdı.

O, devlete karşı gelmenin delilik olduğunu biliyordu. "Toprak altında yatanların beni affetmesini dilerim ama yaşarken ölmek, ölürken de unutulmak istemiyorum," derdi içinden. O, kalkanını havaya kaldıranlardan değil, elindeki şarap kadehini titreyerek de olsa tutabilenlerden, hayatın o acımasız oyununa karşı sessiz bir dua okuyanlardandı.

Şimdi söyleyin bana; ateşe atlayan mı daha cesurdur, yoksa o ateşin külleriyle evine dönüp yaşamaya çalışan mı? İsmene’nin hikayesi, işte bu ince çizgide yürüyenlerin, yasaklara boyun eğerken vicdanıyla boğuşanların hikayesidir. Biraz ürkek, biraz kaderci ama her daim gerçekçi bir kadın... Tıpkı şu dünya gibi; bazen sert bir şarap gibi yakar, bazen de bir kadeh su gibi sizi sakinleştirir. Hadi, anlatacaklarım bu kadar, biraz daha yaklaşın; ateşin başında hikaye bitmez.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme