Thesauros Mythology İobates

İobates

İobates

Lykia kralı İobates; Bellerophontes’e Khimaira gibi zorlu görevler veren, sonunda onu damadı yapıp tahtını emanet eden bilge ve tedbirli bir hükümdardır.

Lykia hükümdarı İobates, Akrisios ve Bellerophontes anlatılarının düğüm noktasında, iktidarın meşruiyet devri ve sadakat ağları üzerine kurulu bir tahakküm odağı olarak belirir. Argos’tan sürgün edilen Proitos, iktidarını yeniden tesis etme arayışında İobates’in sarayına sığınmış; kurulan bu stratejik ittifak, bir evlilik bağıyla pekiştirilerek hiyerarşik düzenin devamlılığı sağlanmıştır. Proitos’un Tiryns tahtına oturduktan sonra Anteia’nın asılsız iftirasıyla Bellerophontes’i, "ölüm işaretleri" taşıyan bir elçi kılığında tekrar İobates’e göndermesi, aslında iktidarın kendi bekası adına bir yabancıyı nasıl imha aracına dönüştürebileceğini gösterir. İobates, kendisine emanet edilen bu genç yiğidi Khimaira gibi ölümcül görevlerin içine sürerek, otoritesini korumak uğruna insan hayatını bir piyon gibi harcamaktan çekinmemiştir. Ancak Bellerophontes’in imkansızı başarmasıyla otoritenin kurduğu bu ölümcül düzen bozulmuş; kahraman, kralın kızıyla evlenerek sisteme entegre olmuş ve nihayetinde İobates’in yaşamı son bulduğunda onun yerine geçerek aynı tahakküm döngüsünü devralmıştır.
Silenos
Oturun şöyle çocuklar, biraz yaklaşın bakalım... Ateşin çıtırtısı size bir şeyler anlatıyor, duyuyor musunuz? Gelin, size Likya’nın eski ve akıllı kralı İobates’ten bahsedeyim. Hani şu, kızı için dünyaları yakan, zor işlerin ustası, keskin zekalı ihtiyardan...

Zamanın birinde, Argos’ta işler biraz karışmıştı. Kral Proitos, kendi ikiz kardeşiyle taht kavgasına tutuşup memleketinden sürülünce, çareyi Akdeniz’in o güneşli kıyılarında, İobates’in krallığı olan Likya’ya sığınmakta buldu. İobates, misafirperver bir kraldı; Proitos’u bağrına bastı, hatta güzel kızı Anteia’yı ona eş olarak verdi. Bir baba olarak kızının mürüvvetini görmek, gökyüzü sakinlerinin ona bahşettiği en güzel hediyeydi. Sonra İobates, damadını tekrar kral yapmak için elinden geleni ardına koymadı, ona büyük bir destek verdi.

Fakat dünya hali işte, huzur çok sürmez. Bir gün, bu Anteia, genç ve yiğit Bellerophontes’e kafayı taktı. Delikanlı ona yüz vermeyince, hırsından ne yapacağını şaşırdı ve kocası Proitos’a gidip Bellerophontes hakkında olmayacak yalanlar söyledi. Proitos, kayınpederi İobates’e güvendiği için, eline bir mektup tutuşturduğu Bellerophontes’i Likya’ya, ihtiyar kralın yanına gönderdi. Ama o mektup öyle sıradan bir mektup değildi; içinde Bellerophontes’in sonunu hazırlayacak "ölüm işaretleri" vardı.

İobates mektubu okudu, şöyle bir sakalını sıvazladı. Damadının hatırı için gencecik adamı öldürecek değildi ya! Öyle doğrudan kılıcı çekip kan dökmek, bilge bir krala yakışmazdı. Ne yaptı biliyor musunuz? "Madem çok yiğitsin, göreyim bakalım" dedi ve genci Khimaira gibi canavarların üzerine gönderdi. Hani şu aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ateş püsküren yaratık! "Bunu hallet gel, konuşalım," dedi.

Ama İobates, Bellerophontes’in Pegasus’la göklere çıkıp o yaratığı dize getireceğini, imkansız denilen işlerin üstesinden geleceğini hiç hesaba katmamıştı. Yiğit her döndüğünde, İobates’in şaşkınlığı bir kat daha arttı. Zamanla anladı ki, bu gençte ilahi bir yetenek, bambaşka bir kumaş var.

Sonunda, İobates o çetin görevleri Bellerophontes’in birer birer başardığını görünce, hatasını anladı. Demek ki yalan yere iftira edilmişti. Kral, zekasını bu kez bir dostluk köprüsü kurmak için kullandı. Kızını Bellerophontes ile evlendirdi, krallığının kapılarını ona açtı. Ömrünün sonuna geldiğinde ise tahtını gönül rahatlığıyla bu yiğide devretti.

Gördünüz mü çocuklar? İnsan bazen en büyük düşmanını, aslında en sadık dostu yapabilir. Tabii, biraz akıl ve biraz da doğruyu görme cesaretiyle... Hadi, şimdi herkes yatağına! Rüyalarınızda o kanatlı atı görürseniz, sakın şaşırmayın.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme