Thesauros Mythology İapetos

İapetos

İapetos

Uranos ve Gaia'nın oğlu Titan İapetos; Atlas, Prometheus ve Epimetheus gibi kaderi değiştiren güçlü ve asi nesillerin babasıdır, sonu Tartaros olmuştur.

Uranos ve Gaia’nın müşterek varlığı İapetos, kendi soyundan gelenlerin her birini muktedirlerin huzurunu kaçıran birer huzursuzluk nüvesine dönüştürmüştür. Hesiodos’un aktardığı kuşaklar zincirinde, İapetos ile Okeanos’un kızı Klymene’nin birleşimi, otoritenin sınırlarını zorlayan bir silsile yaratır: Göğün yükünü sırtlanıp her daim ağırlığı sorgulayan Atlas; kibrini bir zırh gibi kuşanan Menoitios; aklı iktidarın denetiminden kaçıp yaratıcılığa sığınan cin fikirli Prometheus ve sonunda bir kadının evine girmesine göz yumarak düzenin sarsılmasına neden olan saf Epimetheus. Kimi anlatılarda Asia’nın eşi olarak anılan bu figür, diğer Titan soydaşları gibi, kurulu hiyerarşinin bekçisi Zeus’un emriyle Tartaros’un karanlığına, yani her türlü karşı çıkışın boğulması gereken o mecburi sessizliğe mahkum edilmiştir.
Silenos
Bakın hele, gözlerinizdeki o merak pırıltısını görebiliyorum! Oturun bakalım şöyle, toprak yumuşaktır, sırtınızı da şu çınar ağacına yaslayın. Bugün size, bulutların üzerindeki o büyük şölenlerden bile eski birini, İapetos’u anlatayım. Hani şu gökyüzü sakinlerinin atalarından olan, eski dünyanın güçlülerinden biri.

İapetos denince akla hemen devasa bir figür gelir. Toprak Ana Gaia ile Gökyüzü Babamız Uranos’un oğludur kendisi. Ama onu asıl ilginç kılan, dünyaya getirdiği o birbirinden bela, birbirinden zeki dört oğludur. İapetos, güzel topuklu Klymene ile bir ömür birleştirdi yollarınıkimileri Asia der o hanımefendiye, oralarda kafanız karışmasın, isimler rüzgar gibidir, gelir geçer.

Şimdi gelelim onun şu meşhur dört oğluna; sanki İapetos hepsine farklı bir hamurdan parça vermiş! İlki Atlas; omuzlarında dünyayı, yani gök kubbeyi taşıyan o koca dev. Hani gece gökyüzüne bakıp yıldızları izleriz ya, işte o devin sırtındaki ağır yüktür aslında. Sonra Menoitios gelir, burnu havada, kendini dünyanın merkezinde sanan o tuhaf tanrı. Onu pek sevmeyenler olmuştur, kibri yüzünden başına gelmedik iş kalmamıştır zaten.

Bir de Prometheus vardır ki, ah o cin fikirli Prometheus! Zekası bir tilkinin kurnazlığından bile keskindir. Ama kardeşi Epimetheus’a bak sen, işte o biraz "sonradan akıllananlardan". İnsanoğlunun başının sık sık derde girmesinin sebebi, biraz da o saf ve düşüncesiz Epimetheus’un, Zeus’un gönderdiği o meşhur kutuyla yaptığı hatadır. Hani şu merak edip de açtığı kutu var ya...

İapetos’un çocukları bunlar; hepsi birer hikaye, hepsi birer ders. Ama gelin görün ki, dünyada işler hep masallardaki gibi huzurla ilerlemiyor. Zeus ve diğer gökyüzü sakinleri iktidarı ele alınca, İapetos ve onun gibi eski Titanlar için işler biraz tatsızlaştı. O büyük kavgadan sonra İapetos, diğerleriyle beraber Tartaros’un o derin, ışık görmeyen karanlık dehlizlerine hapsedildi.

Yine de ne zaman bir yıldız kaysa ya da bir gün batımı kızıllığında gökyüzü ateş kırmızısı kesilse, biz eskiler biliriz ki o derin karanlıkta yatanların bir hatırası geçiyordur dünyamızın üzerinden. Bir yudum neşe, bir parça akıl ve biraz da unutulmuşluğun hüznü... İşte İapetos’un mirası budur çocuklar. Şimdi, hadi bakalım, bu anlattıklarımı rüyalarınızda birleştirin; belki rüyanızda Atlas’la selamlaşır, Prometheus’a bir selam çakarsınız.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme