Thesauros Mythology İalmenos

İalmenos

İalmenos

Ares’in oğlu olan İalmenos, İlyada’da ismi Askalaphos ile birlikte anılan, Troya Savaşı’na katılmış cesur ve kudretli bir savaşçıdır.

Savaş tanrısı Ares’in soyundan gelen İalmenos, İlyada’nın satır aralarında Askalaphos ile birlikte anılan bir figürdür. Kendi iradesini tanrısal bir hiyerarşinin gölgesinde biçimlendiren bu karakter, Orchomenos’un temsilcisi olarak, iktidarın hüküm sürdüğü cephelerde bir figüran gibi konumlanır; zira tahakkümün mekaniği, seçkin kahramanların görkemi altında sıradan savaşçıların varlığını, çoğu zaman sessiz bir itaatle sistemin dişlilerine eklemler.
Silenos
Şöyle yaklaş bakalım evlat, şu ağacın gölgesine otur. Uzun zamandır anlatacak bir hikaye arıyordum, zihnimdeki tozlu parşömenlerin arasından bir isim düştü kucağıma: İalmenos.

Çoğu insan onun adını duyduğunda hemen babasına, o kalkanı gürültülü, öfkesi ise fırtına gibi olan savaş tanrısı Ares’e bakar. Ama İalmenos öyle alelade bir genç değildi. O, gökyüzü sakinlerinin dünyadaki oyunlarına karışan, cesaretiyle güneşin altında parlayan bir yiğitti.

Onu tanıyanlar, yanındaki kardeşi Askalaphos ile birlikte anarlardı. Hani şu Homeros’un o meşhur, kılıçların şakırtısının hiç dinmediği İlyada destanında adı geçen ikili. Onlar için savaş, bir dans gibiydi ama nasıl bir dans! İalmenos, elinde mızrağıyla saf tuttuğunda, sanki Ares’in kendi öfkesini değil de, disiplinli bir fırtınanın kararlılığını taşırdı.

Biliyor musun, gençken insanlar hep büyük zaferlerin peşinden koşar. İalmenos da öyleydi. Orchomenoslu o güçlü adamlar, siyah gemilerine atlayıp uzak kıyılara, surları aşılmaz sanılan o meşhur Troia şehrine gittiklerinde, İalmenos da oradaydı. O kanlı ovalarda, tozun toprağın içinde, bazen bir kalkanın arkasına sığınıp bazen de korkusuzca ileri atılarak kaderine yürüdü.

O, ne tanrıların mutlak gücüne sahipti ne de ölümlülerin unutulup gitme sıradanlığına. O, ikisinin arasında bir yerde, insan olmanın o ağır ama gururlu yükünü taşıyan bir savaşçıydı. Belki şimdi adını sadece yaşlı ozanlar hatırlıyor, belki de rüzgar esince dağlarda o günlerin ayak sesleri yankılanıyor. Ama şunu unutma; ne zaman gök gürlese ve birileri cesaretle ileri atılsa, İalmenos’un o hırçın ruhu bir yerlerde gülümser.

Doldur bakalım şu kupayı, hayat bir şarap yudumu kadar kısa ama hikayeler... Ah, hikayeler, tıpkı yıldızlar gibi asla sönmez. Şimdi söyle bakalım, bir sonraki maceramızda kimin izini sürelim?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme