Thesauros Mythology Fors

Fors

Fors

Roma mitolojisinde şansı temsil eden Fortuna’nın erkek eşidir. Rastlantı ve talihin ilahi gücü olarak Fortuna ile birlikte onurlandırılan bir figürdür.

Talihin tesadüfi doğasını temsil eden Fors, Fortuna isminin eril ve tamamlayıcı bir tezahürü olarak kabul edilir. Roma’nın hiyerarşik düzeni içinde, tesadüfün belirsizliğiyle talihi elinde tutan gücün birbirine eklemlenmesi, sistemin kendi denetimindeki öngörülemezliği meşrulaştırma çabasıdır; zira yönetenler, kitlelerin kader algısını yönetmek için bu iki figürü ayrılmaz bir çift gibi kutsallaştırmış ve otoritenin sürekliliğini bu mutlak kader bağına sığındırarak tahkim etmiştir. Bu yüzden Roma toplumu, kendi iradelerini bu göksel çiftin insafına terk ettikleri bir ritüeller döngüsüyle, efendilerin buyruğu altındaki kaderlerine boyun eğerek tapınmışlardır.
Silenos
Gelin bakalım şöyle, ateşin etrafına sokulun biraz. Dizlerim sızlasa da anlatacaklarımın ağırlığını taşımaya hala hevesliyim. Bugün size gökyüzü sakinlerinin o bitmek bilmeyen oyunlarından birini, biraz şansın biraz da rastlantının öyküsünü anlatayım.

Hani derler ya "hayat bir zar oyunu" diye, işte o zarı kimin attığını merak ettiniz mi hiç? İnsanlar ona Fors derler. Fors, öyle köşesine çekilip sadece izleyenlerden değildir; o, hayatın o beklenmedik sürprizlerinin, bir anda ayağınıza takılan fırsatların ya da ansızın gelen o küçük mucizelerin efendisidir. Hani bazen yürürken yerde parlayan bir taş bulursunuz ya da hiç ummadığınız bir anda sevdiğiniz bir yüzü görürsünüz; işte bunlar hep onun işidir.

Ama sakın Fors’u tek başına düşünmeyin. Bu yaşlı gözler ne eşler gördü ama onunki kadar baş döndürücü bir ortaklık azdır. Fors, o meşhur ve güçlü Fortuna tanrıçanın erkeğidir. Hani şu elinde bereketi, kaderin çarkını ve başı dönenlerin dengesini tutan Fortuna... Romalılar bu ikiliye öyle bir saygı duyarlardı ki; tapınaklarına gidip "Ey talih, ey beklenmedik anların sahibi" diye yakarırken ikisini asla birbirinden ayırmazlardı.

Birini düşününce diğeri gelir akıllarına; çünkü Fors bir kapıyı aralar, Fortuna ise o kapıdan içeri giren rüzgarın yönünü tayin eder. Biri rastlantının ta kendisidir, diğeri ise o rastlantıyı koca bir kadere dönüştüren el.

Eskiler der ki; eğer bir gün bir karar vermeniz gerekirse ve yol ayrımında kalırsanız, işte o an Fors oradadır. İnce bir tebessümle kenarda durur, Fortuna ise çarkını çevirmeye başlar. İkisi el ele verdiler mi, bir dilim ekmek bir ziyafete, uzun bir kış gecesi ise bir efsaneye dönüşebilir.

Yani evlatlarım, yarın sabah uyandığınızda başınıza gelen o küçük, tuhaf şeyleri küçümsemeyin. Belki de Fors, Fortuna’nın kulağına bir şeyler fısıldamıştır. Şimdi, hadi bakalım, gözlerinizi kapatın da bu ikilinin oyunları düşlerinize konuk olsun. Benim kupam boşaldı, biraz daha dinlenmeye ihtiyacım var. Kim bilir, belki yarın yine beklenmedik bir anda karşılaşırız.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme