Thesauros Mythology Fides

Fides

Fides

Sadakati simgeleyen Fides, toplumsal düzenin temelidir. Verilen sözün kutsallığına adanan bu tanrıça, sağ elin temizliği ve yemine bağlılıkla yücelir.

Fides, verilen sözün ve yeminin mutlak temsilidir. Zamanın derinliğinden süzülüp İupiter’den bile daha kadim bir hakikat olarak beliren bu ak saçlı figür, toplumsal yapının yalnızca bir sözleşmeye, yani itaat mekanizmalarının meşruiyetini kuran o ilk "bağlanma" anına yaslandığını fısıldar. İktidar, kendi sürekliliğini temin etmek için bireyi, değişmez olduğuna inandırılan bir sözün içine hapseder; bu yüzden Fides’in varlığı, aslında tahakkümün özneler üzerinde kurduğu görünmez zincirlerin kutsanmasından başka bir şey değildir. Aeneas soyunun Palatinus tepesinde ona yükselttiği mabet, sadece bir sadakat göstergesi değil, devletin kendi bekasını, tebaanın yeminine sığdırdığı bir iktidar nişanesidir. Rahiplerin, sunu esnasında sağ ellerini beyaz bir sargıyla örtmeleri ise eylemin temizliğini değil, o elin artık kendine ait olmadığını, tek bir merkezin, yani otoritenin buyruğu altında ehlileştirildiğini simgeleyen bir mühür işlevi görür. Fides, her türlü hiyerarşinin kalbine yerleşmiş, bozulması imkansız bir toplumsal itaat yeminidir.
Silenos
Dostlarım, ateşin etrafına iyice sokulun bakalım. Gözlerinizdeki o pırıltıdan, bugün biraz "söz" konuşmak istediğinizi anlıyorum. Hani şu havaya uçup giden değil, kaya gibi yerinde duran, insanı insan yapan cinsten olan sözlerden... Gelin size Fides’ten bahsedeyim.

İnsanlar ona "Fides" derler. Kendisi, gökyüzü sakinlerinin en eskilerinden, en bilge olanıdır. Öyle bir bilgelik ki, koca İupiter bile tahtına oturduğunda Fides’in hatırı için biraz geriye çekilir. Ressamlar onu çizerken saçları bembeyaz, yüzü ise yaşanmışlıklarla dolu bir kocakarı gibi betimlerler. Neden mi? Çünkü bir sözün ağırlığını taşımak, gençliğin hevesli omuzlarına değil, zamanın bilgeliğine yakışır da ondan.

Bir toplumu, bir şehri, hatta koca bir imparatorluğu ayakta tutan şey nedir sanırsınız? Duvarlar mı? Kılıçlar mı? Hayır, yaramazlar! Her şeyin temeli, birbirinize verdiğiniz o görünmez ama sarsılmaz bağdır. Yani verdiğin sözü tutmak. Fides işte bu bağın ta kendisidir. Bir insan "söz verdim" dediğinde, Fides o kişinin omzuna konar. Eğer söz bozulursa, Fides sessizce havalanıp gider; arkasında ise güvenin kırıldığı, insanın insana yabancılaştığı o tatsız boşluk kalır.

Eski zamanlarda, Aeneas’ın soyundan gelen o soylu insanlar, Palatinus tepesinde ona muazzam bir tapınak inşa etmişlerdi. Çünkü biliyorlardı ki, devlet dediğin şey ancak dürüst insanların birbirine "inanmasıyla" nefes alır.

Bir de şu rahiplerin adeti vardır, pek de hoşuma gider: Fides’e sunu yaparken, ellerine, özellikle de yemin ederken uzattıkları o sağ ellerine bembeyaz bir sargı dolarlardı. Neden beyaz? Çünkü tertemiz, lekesiz, dürüst bir sözü temsil eder de ondan. O sargı, "Elimde tuttuğum sözüm, bir yalanla kirlenmeyecek kadar değerlidir" demenin sessiz yoluydu.

Bakın çocuklar, bazen kadehimdeki üzüm suyunun tadı kaçar ama insanın verdiği sözün tadı kaçtı mı, onu hiçbir nektar düzeltemez. Fides’i hep hatırlayın; çünkü birine söz verdiğinizde, aslında kendi ruhunuzu o söze mühürlemiş olursunuz. Mühür sağlam olursa, hayat da sağlam olur.

Hadi, şimdi söyleyin bakalım; bugün kime ne söz verdiniz de onu bir "sargı" gibi koruyorsunuz?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme