Thesauros Mythology Eurykleia

Eurykleia

Eurykleia

Odysseus'un sütninesi Eurykleia, dilenci kılığında gelen yaşlı adamın ayaklarını yıkarken eski bir yara izinden onu tanıyarak, uzun yıllar sonra kayıp efendisini geri bulur.

Eurykleia, Odysseus'un sadık sütninesidir. Peisenor oğlu Ops'un kızı olan Eurykleia, Laertes tarafından yirmi sığır karşılığında satın alınmış, sarayda eşi benzeri olmayan bir konuma sahip olmuştur. Odysseus'un karısı Penelopeia'dan korktuğu için asla yatağına alınmamış olsa da, sarayda eşi gibi saygı görmüştür. Telemakhos'u bebekken itibaren büyüten Eurykleia, ona olan sevgisi çok derindir ve çocuğu en iyi tanıyan kişidir. Odysseia boyunca hayatın en önemli anlarında yer alır: Telemakhos'un gizli yolculuğunu hazırlar ve saklar, dilenci kılığında sarayına gelen yaşlı Odysseus'un ayaklarını yıkarken eski bir yara izinden onu tanır ve çoktan kayıp sayılan efendisini geri bulmuş olmanın şokunu yaşar. Talipleri ve hizmetçileri cezalandırmada aktif rol oynayan Eurykleia, sarayın bekçisi, kahyası ve en yaşlısı olarak tüm dramın en sevimli ve güvenilir kişisidir.
Silenos
Bak bakalım evlat, şu köşedeki eski sandalyeye otur da anlatayım sana. Herkes büyük kahramanların kılıç şakırtılarını, o devasa savaşları duyar da; sarayın sessiz koridorlarında, elinde meşalesiyle çocukları uyutmaya götüren o bilge kadını pek anan olmaz. Eurykleia’dan bahsediyorum; hani şu kral sarayının gizli hafızası olan emektar sütnine.

Eurykleia, daha gencecik bir kızken, Ops oğlu Peisenor tarafından yirmi sığıra karşılık alınmış. O zamanlar bu işler böyle yürürdü; bir servet değerindeydi sadakati. Kral Laertes onu sarayına getirdiğinde, Eurykleia öyle bir sadakatle bağlandı ki bu aileye, sanki kendi eviydi. Kral ona hanımı gibi değer verirdi ama bilirsiniz işte, evdeki hanımların öfkesi biraz fırtınalı olur; Laertes karısını incitmemek için Eurykleia’yı hep el üstünde tutsa da mesafesini de korurdu.

Ama sen asıl şuna bak: Telemakhos daha kundaktayken o kucağına almıştı çocuğu. Öyle bir sevgi ki bu, sadece bakıcılık değil; sanki gökyüzü sakinleri onun yüreğine bir koruma içgüdüsü üflemiş. Telemakhos büyüyüp koca bir delikanlı olduğunda bile, elinde titreyen meşalesiyle ona yol gösteren yine o olurdu. Düşünsene, koskoca bir sarayın tüm sırları onun yaşlı ellerinin arasında gizli.

En sevdiğim kısım da şu hani; Odysseus yıllar sonra, üzerinde tozlu pırtılar, dilenci kılığında evine döndüğünde... Kimse tanımamıştı onu. Ama Eurykleia, o eski, akıllı gözleriyle bakınca ne yaptı biliyor musun? Odysseus’un ayağını yıkarken o eski yara izini fark etti. Nasıl da çarptı kalbi! O an, tüm sarayın huzuru, o yaşlı kadının parmak uçlarında toplanmıştı sanki.

Sadece bir yardımcı mıydı? Hayır, hiç sanmıyorum. O, saraydaki dramın hem gözü hem de vicdanıydı. Kötülük edenlerin peşine düşüldüğünde, ceza verileceği zaman bile adaletin terazisini tutanlardan biriydi. Evin kahyası, bekçisi ve o bitmek bilmeyen fırtınalı bekleyişin en sadık nöbetçisi.

Öyle işte... Şimdi bir yudum su içeyim de, sana Odysseus'un kurnazlıklarını anlatayım. Ama unutma, bazen en büyük kahramanlar, elinde meşaleyle karanlık koridorlarda bekleyen o ihtiyar kadınlardır. Kim bilir, belki de evinizdeki en büyük bilge, en az konuşandır.
In Art Eurykleia
Penelope Painter - Arv 1300 2 - Telemachos Leaving Penelope - Odysseus Recognized By His Nurse - Chiusi Man 1831 -
Penelope Painter - Arv 1300 2 - Telemachos Leaving Penelope - Odysseus Recognized By His Nurse - Chiusi Man 1831 -

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme