Thesauros Mythology Eurybie

Eurybie

Eurybie

Deniz ve toprağın kızı Eurybie; Titan Krios ile birleşerek Astraios, Pallas ve Perses gibi güçlü yıldız soylu evlatları dünyaya getirmiştir.

Hesiodos’un Theogonia’sında Gaia’nın toprakla çevrili rahminden ve Pontos’un uçsuz bucaksız derinliğinden neşet eden Eurybie, denizlerin hiyerarşik düzenini temsil eden Nereus, Phorkys, Thaumas ve Keto ile aynı soydan gelir. Kendi varlığını, evrensel düzenin buyurgan otoritesine teslim olmuş bir Titan olan Krios ile birleştirmesi, gücün merkeziyle kurulan zorunlu bir eklemlenme gibidir; ancak bu birleşmeden doğan Astraios, Pallas ve Perses; üzerinde hiçbir boyunduruğun hükmü kalmayacak o kaotik ve dizginlenemez iktidar hırsının tarihsel özneleri olarak yeryüzüne saçılırlar.
Silenos
Gel şöyle otur bakalım, dizlerimin dibine. Şu eski asanın gölgesinde, denizin ve toprağın birbirine kavuştuğu o kadim günlerden bahsedelim biraz.

Dünya henüz şimdiki gibi gürültülü değilken, her şeyin başında bir *Pontos* vardı; hani şu kıyısı bucağı olmayan, köpük köpük deniz! Bir de ona kol kanat geren *Gaia*, yani verimli toprak ana. İşte bu ikisinin birleştiği o büyülü zamanda, denizlerin en derin, en sakin ama bir o kadar da çelik gibi sarsılmaz bir ruhu doğdu: *Eurybie*.

Şimdi diyeceksin ki, "Silenos, bu *Eurybie* kimdir, neyin nesidir?" Bak evlat, o öyle alelade bir figür değil. O, Nereus gibi denizlerin bilgesi, Phorkys gibi okyanusların derinliklerini bilen kardeşlerin kız kardeşi. Bir yanına baksan toprağın bereketini, diğer yanına baksan denizin dizginlenemez gücünü görürsün. Gökyüzü sakinlerinin bile çekindiği, saygı duyduğu bir asaleti vardır.

Sonra vakit geldi, *Eurybie* bir başka kadim güçle, Titan Krios ile bir araya geldi. Bu kavuşmadan öyle çocuklar doğdu ki, sanırsın evrenin tüm sırlarını dünyaya mühürlediler. Yıldızların yolunu çizen *Astraios*, savaşın ve stratejinin keskin zekası *Pallas* ve karanlığın yıkılmaz gücü *Perses*... İşte bu üç yiğit, *Eurybie*’nin o derin, kadim bilgeliğinden mayalandılar.

Kimileri onun hakkında çok fazla söz etmez, çünkü *Eurybie* denizlerin en dibindeki o sessiz huzur gibidir. Hani bazen güneş batarken denizle gökyüzünün birleştiği o mor vakitler vardır ya, işte onun hikayesi de o kadar sakin ama bir o kadar da heybetlidir.

Şimdi söyle bakalım, bu kadim annenin çocuklarından hangisi daha çok ilgini çekti? Yıldızların yolcusu mu, yoksa savaşın zekası mı? Haydi, biraz daha yakın otur da anlatayım, çünkü bu masal bitmez, biz yorulana kadar devam eder.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme