Thesauros Mythology Doris

Doris

Doris

Okeanos’un kızı Doris, Nereus ile evlenerek denizlerin en güzel varlıkları olan elli Nereid’in annesi olmuş, engin suları evlatlarıyla doldurmuştur.

Okeanos’un soyundan gelen Doris, Pontos’un hükümranlık sahasına, Nereus’un yanına yerleştiğinde kurulan bu hiyerarşik bağ, denizlerin derinliklerinde elli yeni öznenin şekillenmesini doğurur. Nereidler olarak isimlendirilen bu kız çocukları, ismin ve soyun otoritesi altında, Hesiodos’un Theogonia’da sunduğu katalogla tek tek kayıt altına alınarak bir düzenin parçası kılınır; böylece denizin uçsuz bucaksızlığı, verili kimliklerin ve sınırların çizildiği bir sistemin tahakküm alanına dönüşür.
Silenos
Şimdi kulak verin bakalım, dalgaların o bitmek bilmeyen fısıltısına... Bazı insanlar denizin sadece tuzlu sudan ibaret olduğunu sanır, ne kadar da yanılırlar! Deniz, altında koca bir krallık saklayan, yaşayan bir masaldır. İşte bu masalın en güzel köşelerinden birinde Doris yaşar.

Doris, o her şeyi kucaklayan, uçsuz bucaksız Okeanos’un kızıdır. Öyle bir hanımefendidir ki, ayak bastığı yer deniz köpüğüne döner. Günlerden bir gün, dalgaların efendisi, bilge ve yaşlı Nereus ile yolları kesişir. Nereus, Pontos’un oğludur; denizin derinliklerindeki tüm sırları bilir, tıpkı benim gibi, ama onun sırları biraz daha... ıslaktır diyelim! İkisi evlenince, denizlerin altında büyük bir şenlik başlamış.

Bu birliktelikten tam elli tane kızları oldu! Dile kolay, elli tane! Hepsine birden "Nereidler" derler. İsimlerini saymaya kalksam, güneş batıdan doğar da biz hala isimlerini heceliyor oluruz. Hesiodos adındaki o meraklı ozan, vakti zamanında bu kızların bazılarını not etmiş parşömenine. Ama siz o listelere takılmayın, siz onların denizin içindeki o neşeli danslarına odaklanın.

Bu elli kız, denizlerin bekçisidir. Gökyüzü sakinleri, yani o koca yürekli tanrılar bile, bir fırtına koptuğunda ya da denizciler başı sıkıştığında, bu kardeşlerin yardımını isterler. Kimi zaman bir balığın sırtında, kimi zaman bir yunusla yarışırken görürsünüz onları. Doris, tüm bu cıvıl cıvıl dünyanın tam merkezinde, bir anaç tavırla denizin huzurunu korur.

Şimdi söyleyin bakalım, deniz neden bazen masmavi, bazen de köpük köpük beyazdır sanıyorsunuz? Doris ve kızları o gün hangisiyle oyun oynuyorsa, deniz onun rengine bürünür de ondan. Bir yudum nektar içmiş kadar keyifli, biraz da deniz tuzu tadında bir hikayedir bu. Unutmayın, ne zaman bir dalga kıyıya vursa, bilin ki o Doris’in kızlarından birinin attığı kahkahadır. Hadi, şimdi biraz sessiz olun da denizin o yaşlı kalbinin atışlarını duymaya çalışın.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme