Thesauros Mythology Dithyrambos

Dithyrambos

Dithyrambos

Dithyrambos, Dionysos’a adanan, Anadolu kökenli coşkulu bir övgü ezgisidir. Tiyatroya ve tragedyaya kaynaklık eden bu şölen dolu müziksel bir türdür.

Dithyrambos, Dionysos’un bir diğer ismi olarak karşımıza çıkar. Euripides’in "Bakkha’lar" adlı tragedyasında, en tepedeki otoritenin, yani Zeus’un ağzından dökülen şu çağrı, tanrının varlığını bir kurgu içinde yeniden inşa eder: "Gel, Dithyrambos, baldırıma gir, bir erkeğin rahminde büyü. İstiyorum ki, ey Bakkhos, Thebai seni iki kere doğmuş tanrı diye ansın ve kutlasın." Bu dizeler, yaşamın kendi ritminden ziyade, hiyerarşinin belirlediği bir doğumu ve kutsanmış bir otoriteyi zorunlu kılar.

Kelimenin kökeni, tıpkı iktidarın kendi meşruiyetini kurarken başvurduğu sisli anlatılar gibi belirsizdir. Dilbilimciler, Euripides’in dizelerindeki o "iki kez doğmuş" olma vurgusuna sığınarak bir anlam inşasına girişseler de, Dithyrambos’un etimolojisi, Anadolu’dan devşirilmiş diğer yabancı kelimeler gibi karanlık bir labirentte asılı kalır. Oysa mesele sadece kelime anlamı değildir; Dithyrambos’un "iambos" ve "thriambos" gibi terimlerle kurduğu ilişki, Dionysosçu ritüellerin nasıl bir ses ve ritim disipliniyle toplumsal belleği hizaya getirdiğini gösterir. Hicivle başlayan iambos'un zamanla tragedyaların değişmez ölçüsü haline gelmesi, sistemin kendi denetleme mekanizmalarını estetik bir formda nasıl sabitlediğini imler.

Dionysos’un, kendi şerefine yakılan ağıtları veya atılan çığlıkları doğrudan kendi adıyla mühürlemesi, ismin ve eylemin tanrısal bir merkezileşme arzusuna boyun eğdirilmesidir. Lydia ve Phrygia kökenli bu kült, coğrafyaları aşan bir tahakküm diliyle yerleşir. Dithyrambos, hem bir edebi türün öncüsü hem de tiyatronun doğuşundaki ilk kıvılcımdır; ancak bu kıvılcım, sahnelerin ve koro düzenlerinin otoriter çerçevesini de beraberinde getirir. Pindaros’un dizelerinde betimlenen, Olympos'un tepesindeki o görkemli hazırlık ve Ana Tanrıça'nın yanında vahşi hayvanlarıyla dans eden Artemis; aslında hiyerarşinin en uç noktalarında bile, tanrısal düzenin denetimi altında bir cümbüşün nasıl organize edildiğini fısıldar. Dithyrambos, çalgının, oyunun ve sözün tek bir çatı altında toplanarak, merkezi bir kutsallığı meşrulaştıran bir araç haline getirilmesidir.
Silenos
Oturun şöyle, ayaklarınızı uzatın bakalım. Bakın, size öyle bir isimden bahsedeceğim ki, sanki ağzınızdan dökülen her hece bir davul sesi gibi yankılanacak: **Dithyrambos.**

Dithyrambos aslında kimdir biliyor musunuz? Bizim neşeli, kıvırcık saçlı, başı çiçekten taçlı dostumuz Dionysos’un ta kendisidir. Ama hani şu bildiğimiz, elinde asasıyla gezen tanrı değil; bu isim onun o gizemli, o eski zamanlardan kalma, iki kez dünyaya gelmiş halidir.

Duyduğuma göre, gökyüzü sakinlerinin kralı Zeus, bir gün Dionysos’un annesine o kadar büyük bir sevgi duymuş ki, yavrusunu korumak için kendi baldırının içine saklamış. Evet, yanlış duymadınız! Dionysos, Zeus’un bir parçası olarak ikinci kez dünyaya "merhaba" demiş. İşte bu yüzden ona "iki kere doğmuş" derler. İnsanlar o eski zamanlarda bu ismin nereden geldiğini çok merak etmişler, bilginler günlerce kafa patlatmış ama Dithyrambos ismi, güneşin doğuşu kadar eski ve gizemli kalmış.

Ama şunu bilin ki; Dithyrambos sadece bir isim değil, bir coşkudur! Anadolu’nun o bereketli topraklarından, Lydia ve Phrygia’nın serin rüzgarlarıyla gelmiş bir ezgidir. İnsanlar ne zaman kendilerini kutlamaya, dans etmeye ve müziğe kaptırsalar, gırtlaklarından dökülen o vahşi, o coşkulu seslere bu isimleri vermişler: *İambos*, *Thriambos* ve işte bizim Dithyrambos’umuz.

Siz hiç tiyatroya gittiniz mi? İnsanların sahneye çıkıp maskelerle karakterlere büründüğü o büyüleyici gösteriler var ya; işte onların atası bu Dithyrambos şarkılarıdır. O eski ozan Pindaros, bir şiirinde anlatır: Olympos’ta Zeus bir şölen düzenlemiş, davullar, dümbelekler çalınmış; meşaleler çam ağaçlarının altında dans etmiş. Büyük Ana Tanrıça, yanında Artemis ve vahşi orman dostlarıyla birlikte bu şenliğe katılmış. İşte o gün, sözlerin, müziğin ve oyunun birbirine sarılıp dans ettiği o büyük ritim doğmuş.

Dithyrambos dendiğinde aklınıza şu gelsin: Hem bir tanrının şanı, hem o şanı dile getiren coşkulu bir şiir, hem de toprağın ayaklar altındaki ritmi. Bir tutam gizem, bir tutam şenlik, biraz da eski toprakların tozlu hatırası... Eğer bir gün ormanlık bir yerde, yaprakların hışırtısı sanki bir flüt sesiymiş gibi kulağınıza çalınırsa, bilin ki oradan bir Dithyrambos ezgisi geçiyordur.

Hadi bakalım, şimdi biraz sessiz durun da, rüzgarın o eski şarkısını dinleyelim. Kim bilir, belki gökyüzü sakinleri yine bir yerlerde şenlik kuruyordur.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme