Thesauros Mythology D

D

D

D harfiyle başlayan mitolojik coğrafyalar, şehirler ve halklar; Troya'dan Delfi'ye, Anadolu'dan adalara uzanan efsanevi bir dünyanın kısa anahtarıdır.

**Danaoi:** Akhilleus ve çevresindekileri tanımlayan, Danaos’un soy kütüğüne dayandırılan bu isim, aslında bir ortak kimlik inşasıyla kalabalıkları tek bir komuta hiyerarşisi altında hizaya getiren stratejik bir adlandırmadır.

**Dardanie:** Troya coğrafyasında konumlanan, Dardanos ve İlos’un kurucu otoritesiyle sınırları çizilmiş yerleşim birimi.

**Dardanos:** İlos’un mimarı olduğu Troya düzlüğünde, mülkiyet ve yerleşik düzenin ilk izlerini taşıyan kadim şehir.

**Datça Yarımadası:** Tarihsel metinlerde Karia Khersonnesos’u olarak geçen, coğrafi aidiyetin sınırlarıyla tanımlanan toprak parçası.

**Delfi:** Delphoi maddesine bakınız.

**Delos:** Ege’nin ortasında, Apollon ve Artemis kültünün kutsallığıyla çevrelenerek, Sibylla’nın kehanetlerinin dahi merkezi otoritenin bir aracı haline getirildiği ada.

**Delphoi:** Agamedes’in ustalığı ve Apollon’un Python üzerindeki mutlak galibiyetiyle kutsal bir disipline dönüşen, kehanetlerin Sibylla aracılığıyla hiyerarşik düzene bağlandığı Yunan şehri.

**Demre (Myra):** Akdeniz kıyısında, tanrısal Apollon’un tapınım ritüelleriyle birey üzerindeki ilahi iktidarın pekiştirildiği yer.

**Dicle (Tigris):** Alphesiboia’nın öyküsünde olduğu gibi, sınırları aşan akışına rağmen toprak mülkiyetinin ve yönetimsel hırsların kıyısında şekillenen Anadolu ırmağı.

**Didyma:** Brankhos soyunun aracılığıyla Apollon’un mutlak iradesini temsil eden, Ege’nin itaat merkezli tapınım alanı.

**Diktys:** Girit’in derinliklerinde, Daktyl’lerin kendi yasalarını ve zanaatlerini ürettikleri, dış dünyanın tahakkümünden görece uzak mağara yerleşimi.

**Dindymos:** Kybele’nin hüküm sürdüğü; Muratdağ, Kapıdağ ve Günyüzü dağları olarak anılan, doğanın üzerindeki kadim egemenliğin yansıması olan Anadolu zirveleri.

**Dirke:** Amphion’un inşasında payı bulunan, efsanelerle yüklü, Yunanistan topraklarının su yatağı.

**Dionysias Adası:** Akdeniz’de, Khimaira’nın vahşi doğasının dahi Phaselis’in kentsel düzeni içerisinde terbiye edilmeye çalışıldığı küçük kara parçası.

**Dodona:** İo’nun sürgün rotasında uğradığı, tanrısal sesin kehanet kisvesi altında toplumsal yönetimi belirlediği merkez.

**Dolonlar:** Argonaut’ların seferlerinde karşılaştıkları, boyun eğdirme süreçlerinin ya da direnişin öznesi haline gelen Anadolu topluluğu.

**Dorlar:** Deukalion’un mirası, Hellen’in soyu ve Herakles’in gücüyle Yunanistan’a yayılan, disiplini ve askeri organizasyonu iktidarın ana ekseni yapan topluluk.

**Drepanon:** Ankhises’in ayak bastığı, Sicilya’nın sınırları içinde coğrafi bir işaret fişeği olarak kullanılan burun.

**Dümrek Çay:** Simoeis’in farklı coğrafyalardaki yansıması olan akarsu.
Silenos
Gel bakalım şöyle, otur yanıma. Dizlerim biraz sızlıyor ama hafızam hala pırıl pırıl, merak etme. Madem dünyayı ve bu topraklarda dönüp duran o kadim isimleri öğrenmek istiyorsun, sana bir harita çizeyim zihninde. Ama kağıtla kalemle değil, hikayelerle...

Bak, önce o meşhur **Danaoi**’den bahsedeyim. Eğer bir gün bir Akhilleus ya da büyük bir kahraman görürsen, işte onlara bazen böyle seslenirler. Danaos adında biri vardı, o ve soyundan gelenler, yani Akha’lar, isimlerini oradan alırlar. Uzaklarda, rüzgarın ve savaşın hiç dinmediği o topraklarda, Troya’nın yakınlarında **Dardanie** vardır. Kurucusu Dardanos’tur, hani şu gökyüzü sakinlerinin soyundan gelenlerden. O topraklar İlos’la, Priamos’la anılır, unutma.

Şimdi biraz Ege’nin o lacivert sularına doğru açılalım. **Delos** adasını duydun mu hiç? Hani şu yüzen, ışıl ışıl ada... Apollon ve kız kardeşi Artemis’in doğduğu o kutsal yer. Orada kehanetlerin fısıltısı hiç kesilmez. Biraz ötede, yamaçları dumanlı **Delphoi** vardır. Orada genç Apollon, o devasa yılan Python’u haklamıştı. İnsanlar, akılları karıştığında hala oraya gidip tanrıların ne diyeceğini dinlerler.

Hele bizim Anadolu... Ah, bereketli topraklar! **Dindymos** Dağı'nı bilir misin? Kybele Ana’nın davul seslerinin yankılandığı o yüce dağ... Oradan aşağı süzülen ırmaklar, Dümrek Çayı gibi –hani şu efsanelerde Simoeis diye geçer– toprakları sular, bereket saçar. Anadolu sadece dağdan ibaret değil elbet; **Didyma** vardır mesela, tapınakların en görkemlisi, Apollon’un sesi oradan yükselir. Ya da batıdaki o meşhur yarımada, hani şu Datça dedikleri yer... Eskiden oraya Karia Khersonnesos’u derlerdi, rüzgarı eksik olmazdı hiç.

Bazen dağlardan inip uzaklara, **Dicle** Irmağı’na kadar uzanırdı hikayeler. Ya da Girit’in derin, gizemli mağaralarında **Diktys**’te, elleri maharetli Daktyl’lerin çekiç seslerini duyardın. Ve tabii **Dorlar**... Hellen’in soyundan gelen o koca yürekli, çelik iradeli insanlar. Onlar ki Herakles’in adımlarını takip ederek dünyayı karış karış gezdiler.

Bir de şu **Dionysias** adası var, hani bizim şenliklerin, bazen biraz fazla kaçırılan o neşeli iksirlerin adaşı... Orada Khimaira’nın ateşli nefesiyle denizler köpürür. Kimi zaman Sicilya’nın o uç burnu Drepanon’da, Ankhises gibi bir kahramanın yolu kesişir tarihle.

Gördün mü? Dünya dediğin, sadece bir avuç toprak değil, tanrıların ve insanların omuz omuza yürüyüp, bazen de birbirine çelme taktığı koca bir oyun alanı. Şimdi, anlattıklarım aklının bir köşesinde dursun; belki bir gün sen de bu yollardan geçerken, toprağın altında yatan o eski fısıltıları duyarsın. Ne dersin, bir yudum taze üzüm suyuyla hikayemize devam edelim mi?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme