Thesauros Mythology Cupido

Cupido

Cupido

Aşkın tanrısıdır, adı arzu anlamına gelir. Oklarıyla insanların ve tanrıların kalplerine tutku tohumları eken, Eros'un Latince karşılığı olan karakterdir.

Roma panteonunda Eros’un izdüşümü olarak vücut bulan bu figür, etimolojik kökeninde “arzu” kavramını taşır. Özne ile nesne arasındaki mesafeyi silikleştirerek, arzunun tahakküm kurucu doğasını, sanki doğal bir akışmışçasına bireyin iradesine zerk eder. Görünmez bir hiyerarşinin, kuralsız bir otoriteye boyun eğdirdiği o ince çizgi üzerinde; özgürlüğün, aşkın o şefkatli maskesi altına gizlenmiş bir rıza inşasıyla nasıl eridiğinin sessiz bir temsilidir.
Silenos
Bak evlat, şöyle otur yanıma. Omuzlarındaki yükü bir kenara bırak, gözlerini kapat ve şu yaşlı Silenos’un fısıltılarına kulak ver. Sana öyle birinden bahsedeceğim ki, ne bir ordusu vardır ne de koca kalkanları; ama yine de dünyanın en güçlü krallarını bile tek bir bakışıyla dize getirebilir.

Ona Romalılar "Cupido" derler, Yunanlılar ise "Eros". Adı aslında tek bir kelimeye çıkar: *Arzu*. Hani o, bir şeyi çok istediğinde karnında uçuşan kelebekler var ya, işte o odur.

Görünüşüne bakıp aldanma sakın; elinde kalkanı olmayan, minik bir çocuk gibi görünür. Sırtında zarif kanatları vardır, sanki rüzgarın ta kendisinden dokunmuş gibi. Ama asıl tehlikeli olan, omzunda taşıdığı o altın işlemeli sadağıdır. İçinde iki tür ok taşır bu afacan. Birincisi altın uçludur; kime değerse, o kişinin kalbine öyle bir ışık düşer ki, dünya bir anda çiçek bahçesine döner. İkincisi ise kurşundandır; o da tam tersi, sevgiyi uzaklara savurur, kalbi buzdan bir zindana kapatır.

Bu gökyüzü sakini bazen çok haylazdır, bazen de bir bilge kadar derin düşüncelere dalar. Kime, ne zaman vuracağını asla bilemezsin. Bir bakmışsın, en sert savaşçının kalbine bir altın ok bırakıvermiş; adam kılıcını yere atıp çiçek toplamaya başlamış. Bazen de koca koca tanrıları peşinden koşturup durur, hepsi bu çocuğun oyuncağına dönüverir.

İnsanlar sanır ki aşk, sadece gökyüzündeki o parıltılı saraylarda yaşanır. Oysa Cupido, çoğu zaman insanların arasında, gizli köşelerde dolaşır. Bir çift gözde, bir gülümsemede ya da aniden paylaşılan bir ekmek diliminde saklıdır. Biraz şarap tadında bir baş dönmesi gibidir; tadını alırsan dünyayı farklı görürsün, ama fazla kaçırırsan da kendini rüzgara kaptırıp gidersin.

İşte böyle küçük dostum. Ne zaman kalbinde beklenmedik bir kıpırtı, uzaklara gitme isteği ya da birine karşı durdurulamaz bir yakınlık hissedersen, bil ki Cupido yakınlarda bir yerlerde, altın kanatlarını çırparak seni izliyordur. Şimdi söyle bakalım, senin kalbinde bugün hangi ok uçuşuyor?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme