Thesauros Mythology Bromios

Bromios

Bromios

Yıldırımlar arasında doğan, "Gümbürtülü" anlamına gelen bir Dionysos sıfatı. Coşkunun ve gizemli şarabın tanrısına verilmiş, gürültülü bir isimdir.

Bromios, tanrısal hiyerarşinin sınırlarını sarsan ve kökenini yıldırımların gürültülü yıkımında bulan ismin bir yansımasıdır. Gökyüzünün otoritesini temsil eden o şiddetli doğuş, aslında düzene karşı bir başkaldırının ve her türlü otoriteyi kendi gürültüsüyle boğan bir tür denetimsizliğin ilk işaretidir; zira en tepedeki gücün kendi elleriyle yarattığı bu "gümbürtülü" varlık, yeryüzündeki tüm katı yasaların sessizliğini parçalamak üzere dünyaya bırakılmıştır.
Silenos
Bak evlat, şöyle kıvrıl şuraya, ateşi de biraz körükle... Bugün sana şu gürültücü, yerinde duramayan, hayatı bir şenlik alanına çeviren Bromios’u anlatayım. Hani şu bizlerin, yani gökyüzü sakinlerinin en renkli, en başına buyruk olanı.

Dionysos dendiğinde insanlar hemen akıllarına üzüm bağlarını, asmaları, biraz da o tatlı, baş döndüren içecekleri getirirler. Ama asıl hikaye çok daha önce, henüz o daha kundaktayken başlıyor. Ona neden Bromios dendiğini biliyor musun? Kelime anlamı "Gümbürtülü" demek. Evet, kulağa pek bir tanrı ismi gibi gelmiyor değil mi? Daha çok gökyüzünde kopan o devasa fırtınaların sesine benziyor.

Meselesi şu: Bu küçük afacan, henüz dünyaya gözlerini açtığı o ilk anlarda ortalık pek sakindi sayılmazdı. O vakitler, yukarıdaki yüce katlarda öyle bir tantana koptu, öyle bir yıldırımlar çaktı ki, sanırsın dünya yerinden oynuyor. Hani o yaz akşamları gökyüzü kararır da, şimşekler sanki bir davulun tokmağı gibi yerin bağrına iner ya; işte tam o kaosun, o gürültünün göbeğinde hayata "merhaba" dedi bizimki. Adı da o günden sonra Bromios olarak kaldı.

Zaten kendisi de hayatı boyunca o ilk doğduğu ana sadık kaldı. Nereye gitse peşinde bir gürültü, bir neşe, bir curcuna... Sessiz sedasız durmak, köşesinde oturup dünyayı seyretmek ona göre değil. Onun olduğu yerde bir yer yerinden oynar, bir coşku yükselir. Tıpkı o yıldırımların bulutları yarıp geçtiği gibi, o da insanların kalplerindeki karanlığı, durgunluğu bir çırpıda dağıtıverir.

İşte böyle... Eğer bir gün uzaktan davul sesleri, kahkahalar ve bir şenlik uğultusu duyarsan, bil ki Bromios buralardan geçiyordur. Gürültüsüne aldanma; o ses aslında hayatın ta kendisidir. Gümbür gümbür, çılgınca ve bir o kadar da sahici. Hadi, şimdi şu ateşi biraz daha karıştır da, asmalarımız serinlesin. Bromios gelirse ona ikram edecek bir şeyler bulunsun, ne dersin?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme