Thesauros Mythology Bona Dea

Bona Dea

Bona Dea

Faunus'un kızı veya eşi olan, yalnızca kadınların katılabildiği gizli ayinlerle onurlandırılan, Roma'nın kutsal "İyi Tanrıçası" Bona Dea'dır.

Latium coğrafyasının kadim zamanlarından süzülüp gelen "İyi Tanrıça", isminin taşıdığı şefkatli tınının ardında, Faunus’un vahşi kır egemenliğiyle mühürlenmiş bir köken hikayesi barındırır. Tanrının kızı mı yoksa eşi mi olduğu tartışması, iktidarın mülkiyetçi hiyerarşisini yeniden üretse de, Bona Dea’nın Aventinus tepesindeki tapınağı bu tanımlanmışlıkların dışında başka bir gerçekliğe açılır. Erkek egemen kamusal alanın dışlayıcı yasalarından uzakta, yalnızca kadınlara mahsus ritüellerle icra edilen gizli törenler, dışarıdaki tahakküm düzeninin aksine, kurumsallaşmamış bir özerklik alanı yaratır; sanki duvarların ardındaki o sessiz buluşmalar, tanrıçanın gölgesinde hiyerarşisiz bir yaşamın mümkünlüğüne dair zamansız bir başkaldırıyı fısıldamaktadır.
Silenos
Gelin bakalım küçük dostlarım, ateşin etrafına şöyle sokulun. Bugün size, şehrin gürültüsünden, pazar yerinin tozundan uzak, sadece kadınların fısıltılarıyla şereflenen gizemli bir gökyüzü sakininden bahsedeceğim. Adı Bona Dea, yani "İyi Tanrıça". Ama isminin sadeliğine aldanmayın, o öyle her önüne gelene kapısını açanlardan değildir.

Hani ormanlarda adımınızı attığınızda dalların hışırtısıyla sizi selamlayan, bazen bir esintiyle yanağınızı okşayan o kadim doğa yok mu? İşte Bona Dea, o doğanın hem şifacı hem de ketum yüzüdür. Kendisi, o meşhur kır tanrısı Faunus’la öyle sık anılır ki, kimileri onun kızı, kimileri ise eşi olduğunu söyler. Ama biz aramızda konuşalım; tanrıların ilişkileri, bazen bir sabah sisi kadar karışıktır, değil mi?

Roma’nın o meşhur yedi tepesinden biri olan Aventinus’u bilir misiniz? İşte oranın tepesinde, taştan bir tapınağı vardır. Ancak öyle elinizi kolunuzu sallayarak giremezsiniz oraya. Kapıları erkeklere sıkı sıkıya kapalıdır. İçeride ne mi olur? Bunu sadece o kutsal mekana giren kadınlar bilir. Bazıları şifalı otların kokusunun tapınağın taş duvarlarına sindiğini, bazıları ise ay ışığı altında kadim şarkıların söylendiğini anlatır.

İşin aslı, Bona Dea şifanın tanrıçasıdır. İnsanların gizli dertlerine, dilden dile dolaşmayan yaralarına merhem olmak onun işidir. Bir kadeh ferahlatıcı meyve suyu ikram eder gibi, hayatın ağır yükünü hafifletir. Ritüellerinde bir sessizlik hakimdir; çünkü en büyük sırlar, yüksek sesle değil, ancak fısıltıyla anlatıldığında değer kazanır.

Yani anlayacağınız, bu dünyada sadece kılıçların şakırtısı ya da meydanların uğultusu yok. Bir de böyle, kapalı kapılar ardında, kadınların bilgeliğiyle korunan ve insanlara şifa dağıtan, sessiz ama kudretli tanrıçalar var. Şimdi söyleyin bakalım, sizce o tapınağın kapısından içeri girseydiniz, ilk olarak neyin kokusunu duyardınız? Kekik mi, yoksa toprağın yağmurdan sonraki o mis kokusu mu?

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme