Thesauros Mythology Arethusa

Arethusa

Arethusa

Su perisine dönüştürülen Arethusa, ırmak tanrısı Alpheios'un aşkından kurtulmak için yeraltıdan Sicilya'ya kaçmıştır.

Arethusa, Peloponez ve Sicilya bölgelerinde yaşayan bir su perisine yani naiad'a aittir. Artemis'in av kızları arasında yer alan Arethusa, bir gün av yorgunluğundan kurtulmak için ırmağa girip yıkanıyorken, ırmak tanrı Alpheios'un aşkına uğramış. Çıplak haldeyken erkek sesini duyunca korkuyla sudan çıkıp kaçmaya başlamış. Alpheios onu kovalamış, ancak Arethusa Artemis'e yalvararak yardım istemiş. Tanrıça kızı önce bulutla sarıp korumuş, sonra bir kaynağa dönüştürmüş. Alpheios'un sularının kendisine karışmasını önlemek için Arethusa yeraltına dalmış ve uzun bir yolculuğun ardından Sicilya'daki Ortyga adasında yeniden yeryüzüne çıkmış. Bu efsane, Elis'te ve Sicilya'da gerçekten var olan iki farklı Arethusa kaynağının varlığını açıklamak amacıyla yaratılmış olduğu düşünülüyor. Mitolojide ayrıca Arethusa, Hesperidler'in (altın elmaları koruyan peri kızları) arasında da sayılmaktadır.
Silenos
Gözlerini kapat evlat, şuraya, şu zeytin ağacının gölgesine iliş. Kulak ver, rüzgarın taşıdığı bu kadim fısıltıya... Hani derler ya, bazen insan kaçarken aslında kendine doğru koşar diye; işte bizim Arethusa’nın hikayesi de biraz böyle.

Arethusa, avcı tanrıça Artemis’in en sevdiği, gözünü budaktan sakınmayan genç avcılarından biriydi. Bir gün, güneş tam tepedeyken, ormanın derinliklerinde yorgunluktan bitap düşmüş halde bir nehir kıyısına vardı. Suların serinliği öyle davetkardı ki, üzerindeki yükleri atıp kendini ırmağın şefkatli kollarına bıraktı. Ama o gün o sularda sadece balıklar ve yosunlar yoktu; ırmağın ruhu, Alpheios da oradaydı.

Alpheios, bu genç avcıya öyle tutulmuştu ki, sessizliğini bozup suların arasından bir erkek sesiyle yankılandı. Arethusa mı? Şaşkınlık ve korkuyla sudan bir ok gibi fırladığı gibi kendini patikaya attı. Arkasında şırıl şırıl akan bir nehir değil, adeta onu yakalamak isteyen ısrarlı bir gölge vardı. Alpheios, yatağından taşarak kızı kovalamaya başladı.

Arethusa koştu, nefesi kesilene dek koştu. Ayakları yoruldu, kalbi sıkıştı. Tam ümidini kaybettiği o son anda, başını gökyüzüne çevirip avcı tanrıçasına, Artemis’e sığındı. “Kurtar beni!” diye haykırdı.

Gökyüzü sakini Artemis, sadık avcısını darda bırakır mı hiç? Hemen bir bulut gönderdi, Arethusa’yı kalın bir sis perdesinin ardına sakladı. Ama o sinsi ırmak tanrısı Alpheios vazgeçecek gibi değildi! Artemis, kızın kurtuluşu için onu buz gibi, tertemiz bir su kaynağına dönüştürdü. Fakat Alpheios’un sularıyla kendi suları karışmasın, o zorba tanrı ona bir daha dokunamasın diye, Arethusa toprağın altına, karanlık dehlizlere daldı.

Yeraltının derinliklerinde öyle uzun bir yolculuk yaptı ki, ancak bambaşka bir diyarda, uzaklardaki Sicilya’nın kıyısında, Ortyga Adası’nda tekrar yeryüzüne çıktı. Bugün hala o berrak pınara bakarsan, suyun yüzeyinde bir yerlerde Alpheios’un onu aramaktan asla vazgeçmediği, suların birbirini kovalamaya devam ettiği o antik kaçışı görebilirsin.

Demem odur ki çocuk, bazen kurtuluş, gökyüzünün derinliklerinde değil, toprağın ta altında, kendi içindeki pınarda gizlidir. Şimdi iç bakalım şu serin sudan; kim bilir, belki o suyun bir damlası da Sicilya’dan yola çıkıp sana kadar gelmiştir.
In Art Arethusa
Kadmos Painter - Arv 1186 30 - Athena Driving Herakles Up To Mount Olympos - Satyrs And Maenads - München As 2360 -
Kadmos Painter - Arv 1186 30 - Athena Driving Herakles Up To Mount Olympos - Satyrs And Maenads - München As 2360 -

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme