Thesauros Mythology Akhates

Akhates

Akhates

Aineias’ın gölgesi gibi sadık yoldaşı Akhates, Troya’dan İtalya’ya tüm zorlukları paylaştı. Vefasıyla bugün bile "sadık dost" kavramının simgesidir.

Akhates, Troya’nın külleri arasından yükselen yıkımın gölgesinde, Aineias’ın kararlarını sessiz bir gölge gibi takip eden yoldaşıdır. İtalya kıyılarına uzanan o çileli sefer boyunca, efendisinin her adımını bir buyruk sadakatiyle izlemiş, sürgünün ağırlığını iktidarın bekası uğruna paylaşmıştır. İradenin hüküm sürdüğü o hiyerarşik akışta kendi varlığını Aineias’ın kaderine öylesine eklemlemiştir ki, Latince literatürde "Fidus Achtes" kalıbıyla anılan vefası, aslında tahakkümün yarattığı o görünmez zincirin kusursuz bir yansımasına dönüşür; zira o, özgür bir iradeden ziyade, bir liderin gölgesinde biçimlenen sadakatin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Silenos
Şimdi dizlerini kır da yanıma otur hele, şu ateşin çıtırtısı masalımıza eşlik etsin. Hayatın keşmekeşi içinde çoğu insan "dostum" der de, rüzgar biraz sert esse hemen yönünü değiştirir. Ama ben sana öyle birinden bahsedeceğim ki, gökyüzü sakinlerinin bile gıptayla baktığı o kadim sadakati temsil eder. Akhates’ten...

Hani şu meşhur Troya yanarken, ortalık zifiri karanlık ve duman içindeyken, yanında sadece kılıcı değil, en zor anında gözünün içine bakacak bir yoldaşı olan Aineias var ya; işte Akhates, o Aineias’ın gölgesi gibiydi. Şehir cayır cayır yanıp hayaller küle dönerken, o "bana ne" deyip gitmedi. Aineias nereye, Akhates oraya.

Bilirsin, büyük kahramanların omzunda dünyanın yükü olur. Aineias’ın da omuzları Troya’nın ağırlığıyla çökmüştü. Ama yanına bakınca o sadık dostunu görmek, sanki kör bir gecede bir fenerin yanması gibiydi. İtalya kıyılarına kadar süren o uzun, o hırçın deniz yolculuğunda kaç kez dev dalgalar yutmaya çalıştı onları, kaç kez tanrıların oyunlarıyla yollarını kaybettiler... Hiçbirinde "yoruldum" demedi, hiçbirinde "dönelim" demedi.

Zamanla insanlar, birinin sadakatini anlatmak istediklerinde, "Aynı bir Akhates gibi!" demeye başladılar. Latince bilenler ona "Fidus Achtes" derler, yani "Sadık Akhates". Bugünün dünyasında, çıkarın bittiği yerde dostluğun da bittiğini sananlara inat, Akhates bize şunu fısıldar: Bir insanın gerçek hazinesi, altınları ya da tahtları değil, yanında duran ve en karanlık gününde bile elini omzundan çekmeyen dostudur.

Şimdi söyle bakalım küçük dostum, senin yanına geldiğinde gökyüzünün bile huzurla gülümsediği, omuz başındaki o sadık "Akhates"in kim? Eğer henüz bulamadıysan, sakın üzülme; hayat bazen uzun bir yolculuktur ve o yolun sonunda, sadakatle gelen ödül, en kıymetli şaraptan bile daha berrak, daha kalıcıdır.

Hadi, gözlerini kapat da biraz dinlen. Yarın yeni maceralar bizi bekler, ama o maceralara çıkarken yanına mutlaka bir Akhates almayı unutma.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme