Thesauros Mythology Aison

Aison

Aison

İolkos tahtından edilen, oğlu İason’un dönüşüyle Medeia’nın büyüsü sayesinde dirilen ve gençliğine kavuşan talihsiz kral Aison’un dramatik öyküsü.

Kretheus ve Tyro’nun soyundan gelen Aison, Iolkos krallığının meşru varisi olarak Tesalya topraklarında doğdu. Ancak iktidarın mülkiyetçi hırsı, bir kan bağını kısa sürede bir tahakküm mekanizmasına dönüştürdü; üvey kardeşi Pelias, tahtın getirdiği mutlakiyet arzusuyla Aison’u tasfiye ederek onu bir tutukluluk sarmalına hapsetti. Pelias’ın egemenlik alanını genişletme stratejisi, Aison’un oğlu İason’u ölüme mahkum bir yolculuğa, Kolkhis’in Altın Post’una doğru sürgüne göndermesiyle somutlaştı. İktidarın sürekliliği için rakibin yokluğu bir gereklilikti; İason’un öldüğü söylentisi yayıldığında, Pelias artık Aison’un yaşamı üzerindeki son tasarruf hakkını da kullandı. Aison, krallığın merkezinde kurulan bu hiyerarşik şiddet karşısında, kendi bedeni üzerindeki son iradesini kullanarak boğa kanıyla yaşamına son vermeye zorlandı. Yine de otoritenin sınırları, Medeia’nın kadim bilgisiyle kırıldı; İason’un dönüşüyle birlikte, iktidarın yıkımına karşı direnen bir yenilenme, Aison’u yaşlılığın pasifliğinden ve devletin ona reva gördüğü o nihai sondan çekip çıkardı.
Silenos
Gel bakalım küçük dostum, ateşin kıyısına biraz daha yaklaş. Sakallarımın arasındaki şu kurumuş üzüm tanelerini görmezden gel, dinle beni... Sana Iolkos’un talihsiz kralı Aison’un hikayesini anlatayım.

Aison, güzel Tyro ve kral Kretheus’un oğluydu. Doğduğunda, bir gün krallık tacını takacağı belliydi ama hayat, oynamayı sevdiği zar oyunlarına hiç benzemez. Aison’un üvey kardeşi Pelias, hırsı aklını bulandırmış bir adamdı. Bir gece, sinsice tahtı ele geçirip Aison’u zindanlara attırdı. Kötü kalpli Pelias bununla da yetinmedi; Aison’un oğlu İason’u, yani o yakışıklı delikanlıyı, geri dönemeyeceğinden emin olduğu tehlikeli bir yolculuğa, Altın Post’un peşine gönderdi.

Zindan soğuktur evlat, insanın içindeki umudu yavaş yavaş kemirir. Pelias, İason’un öldüğü haberini alıncaki bu haber pek de doğru değildiartık karşısında duracak kimse kalmadığını sandı. Aison’u ölüme mahkum etti. Aison da, öyle bir çırpıda pes edecek bir adam değildi; acı dolu bir veda yerine, kendi kaderini kendi elleriyle belirlemek istedi. Boğa kanından içerek, huzuru o karanlık sessizlikte aradı.

Ama dur, hikaye burada bitmiyor! Gökyüzü sakinleri bazen yollarını şaşıranlara garip sürprizler hazırlar. İason, yanında o gizemli ve hünerli büyücü Medeia ile geri döndüğünde, manzara hiç de beklediği gibi değildi. Medeia, o keskin zekası ve şifalı otlardan yaptığı iksirlerle sadece Aison’u ölümün eşiğinden döndürmekle kalmadı; adamın damarlarındaki yorgun kanı çekip yerine gençliğin ateşini geri verdi.

Düşünsene, saçlarındaki aklar siliniyor, ellerindeki kırışıklıklar bir bir yok oluyor... Aison, aynaya baktığında karşısında genç bir delikanlı buldu. Ama unutma, bazen en büyük mucize bile insanın kalbindeki o yaşlı hüznü silemeyebilir. Yine de hayat, Medeia’nın kazanı kadar karmaşık ve şaşırtıcıdır; bir bakarsın son dediğin yerde, ilk sayfayı çeviriverirsin.

Hadi şimdi git, rüyalarında Altın Post’u değil, ama gençliğin o uçsuz bucaksız neşesini ara. Unutma; ne krallar kalıcıdır ne de zindanlar; geriye kalan sadece anlatılan şu masallar.

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme