Thesauros Mythology Agenor

Agenor

Agenor

Kızı Europe'unu tanrı Zeus'un kaçırması nedeniyle oğullarını onu bulmaya gönderen Fenike kralı Agenor, tarihin en ünlü babalık dramalarından birinin merkezindedir.

Agenor, tanrı Zeus'un soyundan gelen, Poseidon ve Libya'nın oğlu, Epaphos'un torunu ve İo'nun torununun torununun torundur. Kardeşi Belos Mısır'ı yönetirken, Agenor Fenike'de Tyr ve Sidon gibi önemli kentlerin kralı olmuştur. En meşhur olayı, tanrı Zeus tarafından kaçırılan kızı Europe için çıktığı dramadır. Kızını bulması için oğulları Kadmos, Phoiniks ve Kiliks'i yola çıkarmış, onlara dönmemelerini emretmiştir. Oğullarının araştırması sonuçsuz kalsa da, bu yolculuk sırasında Akdeniz çevresinde yeni kentler kurulmuş ve yerleşimler oluşmuştur. Agenor'un eşinin adı farklı kaynaklarda Telephassa, Argiope veya Belus'un kızı Antiope olarak geçmektedir.
Silenos
Şöyle kurulun bakalım ateşin başına; ayaklarınızı uzatın, biraz ısınsın kemikleriniz. Size öyle bir krallıktan, öyle bir aileden bahsedeceğim ki, sanırsınız gökyüzü sakinleri yeryüzünde bir satranç tahtası kurmuş, taşları da bizimkiler olmuş.

Bilirsiniz, büyük olaylar hep küçük bir merakla başlar. Bizim hikayemizin kökeninde, tanrıların kralı Zeus’un göz koyduğu o meşhur İo var. Hani şu, tanrıça Hera’nın kıskançlığından kurtulmak için dünyayı inek kılığında arşınlayan İo... Sonunda Mısır’a, Nil’in bereketli sularına ulaşınca, Zeus’tan olan oğlu Epaphos’u dünyaya getirmiş. Epaphos da gitmiş, Nil tanrısının kızı Memphis’le evlenmiş. İşte bu ailenin yolu, Libya adında bir kızla kesişmiş ki, denizlerin hakimi Poseidon’un gönlünü çelmiş bu kız.

İşte tam burada, o iki kardeş sahneye çıkıyor: Belos ve Agenor. İkizler bunlar ama her ikiz gibi yolları ayrı düşmüş. Belos demiş ki "Benim yerim Mısır’ın güneşli toprakları," kalmış orada. Bizim Agenor ise gözünü ufka, denizin öte yanına dikmiş. Fenike’ye gitmiş, Tyr ve Sidon gibi devasa kentler kurmuş. Artık o, o toprakların kralı, bilge mi bilge bir hükümdardı.

Ama hayat bu ya, en huzurlu krallığın üzerine bile kara bulutlar çöker. Agenor’un biricik kızı, güzeller güzeli Europe, Zeus’un dikkatini çekmiş. Gökyüzünün hakimi, Europe’u o meşhur beyaz boğa kılığına girip kaçırıverince Agenor’un dünyası yıkılmış. Kızını kaybeden bir babanın öfkesini ve kederini tahmin edersiniz; hemen oğulları Kadmos, Phoiniks ve Kiliks’i yanına çağırmış.

Gözlerinde o yaşlı kralın ciddiyeti, sesi gür: "Gidin," demiş, "kız kardeşinizi bulmadan, onu sağ salim getirmeden sakın ola geri dönmeyin!"

Ah, işte işin eğlenceli ve hüzünlü kısmı burada başlıyor. Oğulları denize açılmışlar ama Europe’u bulmak öyle kolay mı? Zeus’un oyununa gelmişler bir kere. Aramışlar, taramışlar, Akdeniz’in o köpüklü sularında her adaya, her kıyıya ayak basmışlar. Ama Europe’u bulmak yerine, gittikleri her yerde yeni şehirler kurmuşlar, krallıklar başlatmışlar. Kimi yeni bir halka isim vermiş, kimi bambaşka bir medeniyetin tohumunu atmış.

Kimse babasının yanına dönememiş, evlatları dünyanın dört bir yanına saçılmış. Agenor ise tahtında, kızı ve oğulları için yaktığı o gizli hasretle, bir devrin kapanışını izlemiş. İnsan dediğin, kaderin savurduğu bir yaprak gibi işte; bir gün bakmışsın, tanrıların buyruğuyla bir krallık kurmuşsun, ertesi gün bakmışsın, çocukların dünyanın başka ucunda başka bir tarih yazıyor.

Nasıl, yoruldunuz mu? Daha anlatacak çok şey var ama şarabın dibini görmeden, zihninizin bulanmasına izin vermeyin. Hadi, şimdi o masalları kendi rüyalarınıza taşıyın bakalım.
In Art Agenor
Prometheus Painter - Abv 95 6 - Achilleus And Hektor Fighting Over The Body Of Troilos - Four Riders - Animal Friezes - Firenze Man 70993 -
Prometheus Painter - Abv 95 6 - Achilleus And Hektor Fighting Over The Body Of Troilos - Four Riders - Animal Friezes - Firenze Man 70993 -

nav.navigate

nav.identity

common.settings

common.language
TR EN
common.theme